22 Kasım 2014 Cumartesi

Herkesin Gidip, Sneijder'in Kalmasını Beklerken


Operasyonun adı çok belli, Sneijder'i küstürüp devre arasında satmanın yollarını arıyorlar. Bunun devamı da gelir belki ama Sneijder üzerinde odaklanılmış durumda. Akıllarınca mali sıkıntıdan kurtulmanın yolu bu demişler. Galatasaray'ın vizyonu bu noktaya geldi, hakkımızda hayırlısı.

Milli Takım'dan yorgun döndü söylemi hikaye. Pazartesi günü takıma katıldı, Burak Yılmaz ve Selçuk İnan gibi isimler gibi. Prandelli'nin ise burada kalan futbolcularla çok iyi idman yaptık, onları denemek istedim, herkes 80 maç oynayamaz söylemi diğer bir hikaye, Selçuk İnan ve Burak Yılmaz da Milli Takım'daydı ama bugün 11 başladılar. 

Açık ve net, yönetim kadrosunu yapıyor, şu oynasın, bu oynamasın, bu affedilsin, şu gitsin diyor ve Prandelli de bunu uyguluyor. Daha önce de dedim, daha önce derken de belki ağır kaçacak ifadesini kullandım ama gayet yerinde bir tanımmış, Prandelli tam bir kukla, piyon ya da adı siz koyun. Kesinlikle bir ağırlığı yok, teknik direktörlüğü göstermelik. Haliyle de bu facia tablo da bile mevcut yönetim Prandelli'nin arkasında. Neden kovsunlar, her istediklerini yapan bir teknik adam bulmuşlar sonuçta.

Maça bakalım, Burak Yılmaz maç boyunca 12 kez topla oynadı, 1 isabetsiz şutu var ve hiç ofsayta düşmedi. Hatta o kadar yoktu ki, yuhalanmadı bile. Tüm bunları da 90 dakikada yaptı. Sneijder ise 30 dakikada 21 kez topla oynama, 2 isabetli şut. Ama bu adam 80 maç oynayamaz, dinlenmesi lazım, rotasyon lazım. Nasıl olsa Anderlecht maçı cepte.

Galatasaray ve Trabzonspor arasında fark Selçuk İnan ve Mehmet Ekici kadar. Mehmet Ekici'ye bakın, tüm maça hükmetti, Galatasaray'ın da fişini çeken bir numaralı futbolcudur. Selçuk İnan ise sinmiş, tempodan uzak, bir bölümden sonra aman yuhalanmayayım edasıyla topla bile buluşmuyor. Bu adamdan da Sneijder'in yedek oturduğu bir maçta sorumluluk bekliyoruz, takımı taşımasını, organizasyon yaratmasını bekliyoruz. Büyük bir takım orta sahası kadar var ama Galatasaray'da sadece Melo işini yapıyor. Trabzonspor'da ise Mehmet Ekici'den Costant'a kadar oyuna hükmeden, seyir değiştiren isimler.

Maça dönersek iyi başladı Galatasaray, tempoluydu da, pozisyonlar buldu ama tüm bunlar ilk 20 dakikadaydı. Kalan 70 dakikada Trabzonspor'u izledik ve Galatasaray'ın en büyük sorunu maalesef bu. 15-20 dakikalık bir enerjiye sahip ve Galatasaray'a karşı hızlı oynayan, tempo yaratan her takım farka koşuyor zaten. Dortmund, Arsenal maçları, hatta bu maçı bile listeye ekleyebiliriz. Bunun da çözümü koşan, mücadele eden bir takım ama Selçuk İnan, Burak Yılmaz, Yekta Kurtuluş gibi isimlerle mi olacak bu.

Liste uzar, mevzu sadece Sneijder'in oynamaması değil. Yabancı kontenjanından en çok dert yanan takım Galatasaray ama bu maçın 11'inde sadece 3 yabancı vardı. Bruma gibi bir isim 18'de bile yoktu mesela. Pandev'i oynatmayacağını bile bile 18'e yazan da Prandelli, forvet hamlesini sürekli Umut Bulut'dan yana kullandığını biliyoruz. Kendi içinde de çelişiyor bir anlamda, maç sonunda da yaptığımız rotasyon maçı kaybetmemize neden oldu dedi. 

Galatasaray'ın ruhu öldü, bu kadar basit. İyi olan isimleri de kaybetmeye başladık, onlar da geriye gidiyor. En büyük örnek Muslera. Bu ruhu da öldüren bir numaralı isim Prandelli, iki numaralı isim ise onun arkasında duranlar, onu kukla misali yönlendirenler. Şu takımın averajı eksilerde, oynadığı tüm iyi takımlara karşı fark yemiş, Avrupa hedefini yitirmek üzere, ligde ise karambole kazandığı maçlarla tutunuyor. Bu kadar basit..

2 yorum:

  1. yıllardır devam eden bir yerli lobisi var aga.2000 li yıllardan sonra yani terimin 2000 de zirveye çıkıp ayrıldıktan sonraki dönem.yerli lobi her zaman etkin olmuştur.içerden ve dışardan destekli.hakan şükürler hakan ünsallar hasan şaşlar son dönemde selçuk inanlar burak yılmazlar gökhan zanlar.2000 yılı öncesinde bile hagi ve popescu nun aldığı ücretler bazen sıkıntı yaratmıştır.yerli tayfada.hatırlarsanız.ama terimin olması ve bu oyuncuların takımı sırtlaması sorunu halının altına itmiştir.yerli lobicilerde maddi manevi bir rahatsızlık olmuştur yıldız yabancılar.ilginin alkışın hagi ye lincolne gösterilmesi durumlar kötü giderken yerlilerin salmasına neden olmuştur.

    skibbe zamanında da benzer gelişmeler yaşandı.lincolne tavır alındı.sonrasında koltuğa bülent korkmaz getirildi.lincolnün ipi kesildi vs.

    galatasarayda işin ekonomik boyutu tam bi karanlık çukur.2 milyon avro alan oyuncunun sözleşmesi iyileştiriliyor.enteresan.3. kaleci ile 3 yıllık anlaşma yapılıyor.karanlık diyorum.çünkü bu paraların tamamının oyuncuların kasasına girdiğini sanmıyorum.hep verenin zarar ettiğini hiç sanmıyorum.kim kime bu devirde bu rakkamları verir aga.vermesi için tek neden görüyorum.kırışmak.çünkü türkiyede kasadan çıkan paranın sonraki akıbeti ne takip ediliyor nede biliniyor.atıyorum selçuk inan a yıllık 2.75 milyon avro kasadan çıkıyor gözüküyor.ama sonra bu paranın nereye gittiği muamma.yöneticilerde saf değiller aga.helede yerli oyuncuya bu kadar paralar vereceklerini hiç sanmıyorum.yıllık 2 milyon avro kazanan yerli oyuncununda sözleşmemi iyileştirin yüzsüzlüğünde bulunabileceğini hiç zannetmiyorum.bence tamamıyla manager yönetici arasında yapılan bir çıkar ilişkili sözleşme yenilemeler var.oyuncunun kasasına girdiğini sanmıyorum.en zayıf halka oyuncudur.

    haliyle ne oluyor.oyuncu kendisinden bağımsız bu yapılanları görüyor.bir ruh çöküntüsü yaşanıyor karanlık ilişkilerde.oysa beşiktaşta böyle bir durum yok.oyunculara verilen rakamlar reel.oyuncuda biliyor yöneticide.ama galatasarayda bu yok.melo ve selçuk un yıllık toplam maliyeti 3.50+2.75 =6.25 milyon avro. veli ve atiba nın yıllık toplam maliyeti 1+0.60=1.60 milyon avro..
    burdaki derin uçurumun nedeni kokuşmuş malı götüren karanlık bir yapı.oyuncuları fazla suçlamıyorum.takım olmak farklı birşey.yönetimden başlar.aysal yönetimi maalesef galatasarayın maddi manevi içini oymuştur.sonrada bırakıp kaçmıştır.galatasaray soyuldu.net
    demirören=beşiktaş karanlık yapılanması ile aysal=galatasaray yapılanması benzerdir.portekiz çeteleri managerlerin malı götürmesi.oyuncuları verilen rakkamlar.dün beşiktaş yaşadı.aynı şeyi bugün galatasaray yaşıyor.aslında bu karanlık yapılanmanın en bariz örneği eray işcandır.3. kaleci.ve oynadığı maçlarda rezil performans göstermiş.kaleci olmayacak belli.lakin sezon başı 3 yıllık yılda 700 bin liraya sözleşme imzalanıyor.burda çok açık bir katakulli olduğunu sezebilirsin.10 yaşındaki çocuğa sorsan eraydan kaleci olmayacağını bilir.yöneticiler mi bilmeyecek.biliyorlar ama olay yukarda anlattığım şekilde.sözleşme imzalanıyor ama bu paranın eray a verilmeyeceğini herkes biliyor.paranın takibi yok .asıl mesele dernekler yasası ile kulüplerin yönetilmesi.hesap sorulmuyor.yöneticilerden.yönetici isterse 50 milyon avroluk transfer yapıyor.kulübü borçlandırıyor.hiçbir yöneticinin zarar ettiğini görmedim.milyon avroluk kararlar alan yöneticiler ama işin sonunda sorumluluk yok.sıfır risk ile yöneticilik yapıyorsun.ne güzel.bide hergün manşettesin.iyi yada kötü reklamın yapılıyor.bunun değişmesi lazım.
    2 seçenek var. ya sıkı ekonomik denetleme yapacaksın.dernekler ile yola devam etmek istersen.yada avrupanın çoğu kulübünde olduğu gibi özelleştireceksin aga.arsenalin çelsinin manunun patronu var aga.kulübün sahibi.

    YanıtlaSil
  2. Kardeşim bence bir süre futbol yazılarına ara ver yani haddime değil tabiki blogun sahibi sensin benimkisi bir öneri sonuçta her hafta aynı kazansakta kaybetsekte futbol ruhu tamamen öldü. O ruh şu anda basketbol takımımızda var onlar hakkında yazı yazmak Ergin Ataman başta olmak üzere Arroyo gibi isimleri onurlandırmak gerek futbol takımı hakkında yazı yazmak veya okumak Selçuk, Prandelli ve bunlar gibi onurdan yoksun kişileri onurlandırmak oluyor başka birşey değil. Basketbolda takımımızın şartları çok daha zor fakat Abdi İpekçide her maç bir ruh, emek ve azim var sarı kırmızı bir çoşku var 35 yaşında 50 dk oynayan adam var tüm zorluklara tek başına göğüs geren bir Ergin Ataman var var da var. Futbol takımımız benim için Mayıs ayındaki seçime kadar bitmiştir.

    YanıtlaSil

 

Sportif Cümleler Copyright © 2011 -- Template created by O Pregador -- Powered by Blogger