30 Eylül 2015 Çarşamba

Saat 19:00'da Oynadığımız İlk ve Tek Şampiyonlar Ligi Maçı


2002-2003 sezonu denildiğinde akıllara ne gelir? Lucescu'nun ayrılığı, Fatih Terim'in dönüşü, sil baştan kurulan kadro, devre arası transfer döneminde yeniden sil baştan kurulan kadro derken Fatih Terim & transfer ekseninde geçen bir sezon. Sezondan geriye ne kaldı sorusuna cevap ise 2000'li yıllara vuran borç damgası.

O sezon kötü başlamadı aslında, Galatasaray sezona iyi girdi. Ligde de durum böyleydi, Şampiyonlar Ligi'nde de. Şampiyonlar Ligi'nde alınan deplasman galibiyetlerine de pek alışık değilizdir, bir önceki sezonda Nantes deplasmanında gelen bir galibiyet vardı, bir de yanına Lokomotiv Moskova'yı eklemiştik. 2002-2003 sezonunun ilk Şampiyonlar Ligi maçı. Barcelona ve C.Brugge'li bir grup. Normal şartlarda Galatasaray'ın çıkması gereken, hatta bir önceki sezon Barcelona'ya kök söktürmüş bir camia ama o takım yok tabii, Fatih Terim'in sıfırladığı ve o dönem için konuşursak enkaza sürüklenen bir yapı.

Astana maçının 19:00'da oynanacağını düşününce akıllara Lokomotiv Moskova deplasmanı geliyor doğal olarak. O maçı da 19:00'da oynamıştık. Lise 1'e gidiyordum, öğlenciydim. Okuldan geldiğim gibi televizyonun karşısına geçmiş ve maçın heyecanını yaşadım. Tabii o dönem Fatih Terim'in geri dönüşünün verdiği heyecan da var. Nereden bileyim, çocuk aklı bu heyecana kapıldı. Bugün düşününce Galatasaray'ın kırılma noktası Lucescu'nun gidişi olmuş. Pamuklara sarmak lazımdı. Az parayla ne de büyük işler yapıyorduk.

Lokomotiv Moskova maçında gösterilen performans iyiydi. Arif Erdem ve Ergün Penbe'nin şutlarında top direkten dönmüştü, hatta Ergün Penbe'nin şutunda iki direğe çarptı diye hatırlıyorum. Hafiften umudu keserken 71. dakikada Mohammed Sarr sahneye çıktı. O dönemin genç yeteneği. Fatih Terim kendisini bizzat Milan'dan getirmişti ve büyük umut besliyordu. Sarr'ın da en iyi Galatasaray performansıdır bu, girdiği gibi sağ tarafı domine etmiş ve golünü de atmıştı. Genele baktığımızda da tek iyi performansıydı da diyebiliriz, başka iyi maçı yok. Çok da fazla oynadı diyemem, ligin devre arasında da gönderildi. Galatasaray'ın o sezon transfer tarzının en büyük örneklerinden biri. Zirve ise Felipe'nin.

Sarr'ın golü her anlamda enteresan. Asist de Fabio Pinto'dan geldi. İkisi de görüntüde genç yetenekti ama Galatasaray'dan sonra bu futbolcuların adını duyan yok. Bu genç yeteneklerin en iyi kariyerini yine Daniel Tözser yapmış. Appiah falan denenmiş, gönderilmişti. Tözser ise bir dönem altyapıda forma giydi, sonrasında iyi kötü bir kariyeri var. Sarr ve Fabio Pinto gibi isimleri ise hatırlayan bile yok.

Mondragon
Davala B.Korkmaz Almaguer H.Ünsal
Ayhan Batista Ergün
Felipe
Arif H.Şaş

Lokomotiv Moskova maçının 11'i bu. 11'in yaş ortalaması 30 dolaylarında, yaşlı da bir kadro. Fatih Terim yeni bir kadro kurarken Hakan Ünsal, Ümit Davala gibi eski öğrencilerini de geri döndürdü. Farklı bir harman denedi ama başarısız oldu. Maçın ikinci yarısında da Sarr, Fabio Pinto ve Emre Aşık oyuna girmiş. Fatih Terim de şaşırtıyor bazen. Galatasaray'da Emre Aşık'ın hatta Ayhan Akman'ın pek yüzüne bakmadı ama bu iki ismi de Euro 2008'de Milli Takım kadrosuna aldı, Emre Aşık da o dönem 35 yaşındaydı. Ama o dönem Almaguer'i Emre Aşık'ın önünde tuttu. Ya da şöyle diyelim, Capone'yi Galatasaray'a getiren Fatih Terim'di ama 2. döneminde ilk icraatlarından biri Capone'yi takımdan göndermek oldu.

Neyse, o sezon Lokomotiv Moskova'yı deplasmanda yenerek Şampiyonlar Ligi'ne giriş yaptık ama grubu da 4 puanla sonuncu tamamladık. Öyle ilginç bir gruptu ki bu kadar puan kaybına rağmen son maç Barcelona deplasmanıydı ve galibiyet durumunda tur atlayabilirdik. O Barcelona da 6 maçını kazanarak 18 puanla lider oldu. Bir önceki sezon Barcelona'ya kök söktürüyorduk, ertesi sezon Şampiyonlar Ligi'nde grup sonuncusu olduk. İki Barcelona maçını rahat kaybettik, hatta Lokomotiv Moskova bizi içeride yendi, Brugge'ye deplasmanda yenildik, kendi sahamızda berabere kaldık.

Sarr'ın golüyle veda edelim;

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

 

Sportif Cümleler Copyright © 2011 -- Template created by O Pregador -- Powered by Blogger