28 Ekim 2015 Çarşamba

SC Nostalji #42; Milan Baros


Galatasaray'ın Nonda'dan aldığı verim yüksekti ama forvet kalitesini bir tık daha yukarıya taşımak adına bir arayışı vardı, geç kalındı. Şampiyonlar Ligi bileti kaçtı çünkü, Galatasaray tarihinde ilk kez Şampiyonlar Ligi ön elemesini geçemedi. O dönemin de bir numaralı tartışma konusu, Milan Baros'un S.Bükreş maçları öncesinde transfer edilmemesiydi.

Transferin son günlerinde takıma katıldı ve bir önceki sezon Nonda'dan iyi verim alınmasına rağmen yeterliliğinin tartışıldığı bir dönemdi. Şampiyonlar Ligi bir hedefti çünkü, tarihinde ilk kez ön elemeyi geçememiş olması da tartışıldı. Lig şampiyonu otomatikman Şampiyonlar Ligi'ne kalamıyordu o dönem, lig lideri de ön eleme oynuyordu ve S.Bükreş de Galatasaray için görece kolay bir takımdı ama her iki maça da bakıldığında kötü bir seriydi.

Milan Baros, Milli Takım formasıyla parlayan bir isim. O Milli Takım performansı da kendisini Liverpool'a taşıdı ve bu formayla da önemli bir dönemi vardı ama erken düştü. Önce Aston Villa, devamında O.Lyon derken tartışılan bir isim halini aldı. Bu süre zarfında Milli Takım performansı hiç aşağıya düşmedi ama kulüp takımlarında kendisini sorgulandı. Galatasaray'a 5.5 milyon avro gibi bir bonservise transfer olduğunda da tartışıldı bu durum, beklentiler sorgulandı. İsimli ama düşüşte olan bir isim alınıyordu ama geçen sezonlar Milan Baros'un en iyi döneminin Galatasaray'da olduğunun kanıtıydı.

Kewell, Lincoln, Arda ve Baros. Hücum performansı anlamında Galatasaray'dan en keyif aldığım dönemdir belki de. Sezon iyi geçmedi, orta saha ve stoper kalitesi hep tartışıldı ama bu dörtlünün aralarında yarattığı hücum organizasyonunu da bir daha görmedik. Özellikle Avrupa Ligi'nde iyi bir gidişat vardı, Baros da golleriyle Galatasaray'ı taşıyan isimdi. Bu verimi Skibbe iyi sağladı, Bülent Korkmaz ise devamını getiremedi. 2008-2009 sezonunda Baros gol kralı oldu ama Skibbe ile devam edilmiş olsaydı bu gol sayısının 30'u da geçtiğini görebilirdik. Hücum verimi inanılmaz düştü, Avrupa Ligi'ne veda ettik, ligi de doğru yerde bitiremedik.

2009-2010 sezonu ise Baros için en kötü dönem. Lige de iyi girmemişti, Nonda daha formda başadı belki ama Baros'un kalitesi çok başkaydı, Galatasaray'ı da taşıyan isimdi ama Fenerbahçe maçında yaşadığı sakatlık onun bütün kariyerini etkiledi. Baros'un yokluğunda Nonda ile başladık, kötü performansı Nonda'yı yedi. Sonra Kewell forvete geçti, verim de verdi ama o da sakatlandı. Sonra Jo getirildi, istikrar sağlanamadı derken Baros geri döndü, yine gollerini attı, Kral'ın dönüşü derken sakatlandı, sonra geri döndü, sakatlandı üzerinden süreç devam etti.

2010-2011 sezonu da kayıp bu anlamda. Zaten kötü bir Galatasaray vardı, Baros oynadığında parladı belki ama sakatlıklar çok izin vermedi ama Fatih Terim dönemi Baros için bir ışıktı. O dönem Elmander de transfer edildi ama Fatih Terim'in 4-4-2'sinde Baros & Elmander uyumu mükemmeldi. Baros da oynama istikrarı yakalamış, gollerini atıyordu derken yine sakatlandı, bu sefer iyi dönemedi. Necati Ateş geldi derken formayı da kaptırdı, ligi kulübede bitirdi belki ama o şampiyonlukta katkı sahibidir. Baros gibi bir futbolcunun da Galatasaray'da şampiyonluk görmesi gerekiyordu. Kewell adına bunun için üzgünüm ama Baros bunu yaşadı.

Galatasaray formasıyla geçirdiği 4 sezon var. 116 maçta 61 gol attı. Şöyle düşünüyorum, eğer bu sakatlık süreçlerini yaşamamış olsa attığı gol sayısı nasıl olacaktı? Çok istikrarlı ve kaliteli bir golcüydü. Kulüp takımlarında beklentiyi karşılayamadı belki ama Galatasaray'da kariyerinin en iyi dönemini yaşadı. Yaşadığı bütün sakatlıklara rağmen de 4 sezon boyunca Galatasaray kendisinden vazgeçmedi, bekledi. O da geri döndüğü her an elinden geleni yaptı, buradayım mesajını verdi. Bu anlamda unutulmaz. Keşke kendisinden tam anlamıyla faydalanabilseydik.

Bu kadar gol atmış bir futbolcunun da en unutulmaz anı, 2-0'dan geri dönülüp 2-2 biten o Fenerbahçe deplasmanında son dakikada üst direkten dönen o top..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

 

Sportif Cümleler Copyright © 2011 -- Template created by O Pregador -- Powered by Blogger