26 Nisan 2016 Salı

Lukas Podolski; 38 Maçta 15 Gol 6 Asist


Podolski'yi eleştirdiğim dönemin üzerinden çok da geçmedi, üstelik en sert şekilde eleştirdim, işi Euro 2016'ya getirip, umarım bir Elano senaryosu daha izlemeyiz demiştim. Beklentimin en yüksek olduğu isimlere tepkim de o oranda büyük oluyor, çünkü çok şey istiyorum. Özellikle de takımın böylesine kötü bir dönem geçirdiği zamanlarda bu isimlerin ayakta kalması, takımı taşıması gerekiyor.

Podolski'nin bu sezonunu kısa bir özet geçeyim. Sezona iyi başladı, takımın gol yükünü çeken isimdi. Burak Yılmaz'ın uzun sakatlığı derken bu işi Podolski'ye kalmış ve hayatında ilk defa sağ açıkta oynamasına rağmen takımı gol yükü anlamında taşıyordu. Şampiyonlar Ligi'nin Galatasaray adına en golcü ismiydi mesela, aynı şekilde ligde. 

Performansı dalgalı, maç içerisinde çok kopuktu ama varlığını hissettiriyordu derken Hamza Hamzaoğlu gitti, Mustafa Denizli geldi ve Podolski'nin düşüşü başladı. Devamında gelen sakatlık, geri dönüş, Mustafa Hoca'nın da gitmesi ile boş bir dönem yaşıyorduk, taa ki Türkiye Kupası'nda Rizespor deplasmanına kadar. O maçı kazandıran Podolski'dir, Kasımpaşa karşısında da o devam etti.

Podolski'nin yeniden ayağa kalktığını, takımı sırtlandığını görmek güzel. Oynamaya karar verdiğinde durdurulması güç bir isim, yıkılmıyor, sol ayağını müthiş kullanıyor ve mükemmel bir bitirici. Forvet özelliği çok yüksek, özellikle de çift forvet oynayıp, onu biraz daha serbest bırakmak Podolski'den sağlanabilecek en mükemmel fayda. 4-4-2 konusunu da ayrıca konuşuruz.

Konuya gelirsek, Podolski kendisi açısından kariyerinin en iyi dönemlerinden biri. Bu sezon Galatasaray forması giydiği 38 resmi maçta 15 gol 6 asisti var. Ligde ise 27 maçta 12 gol. 2004-2005 sezonunda Köln formasıyla 30 maçta 24 gol atmış, bu da kariyerinin en golcü sezonu. 2011-2012 sezonunda ise Köln'de 18 gollük bir performansı var. Kalan maçlarda 4 gol daha atarsa kariyerinin en golcü 2. sezonunu geçirmiş olacak. Önünde 6 maç daha var gibi görünüyor, buna ulaşabilir. Kaostan uzak, daha sistemli ve başarıya odaklı bir takım olsa daha iyisini de başarırdı, eminim.


Takımın bu sezon en golcü 2. ismi de Selçuk İnan. 37 maçta 11 golü bulunuyor ve ligde 24 maçta 8 gol, 4 asist. Asist rakamı düşük gibi görünebilir ama gol anlamında üst noktada, takımın da bu sezon 3-4 tane iyi ismini sayacaksam bunlardan biri Selçuk İnan, hatta başlarda gelir. Onun sahada olduğu Galatasaray daha farklı ki orta sahada, etrafında onu tamamlayacak isimler olmamasına rağmen, tek başına hem hücumda hem savunmada var olmaya çalışıyor. O da daha sistemli bir takımda çok başka işler yapabilirdi, yine konu 4-4-2'ye geliyor.


İlginç nokta ise Yasin Öztekin. Bu sezon 43 maçta 10 gol 7 asist. Ligde ise 26 maçta 7 gol 3 asist ve takımın en golcü 3. futbolcusu. Geçen sezon 34 maçta 5 gol 14 asist yapmıştı ama bunların 9'u Türkiye Kupası'ndaydı ki rakipler malum. Geçen sezon lig performansı ise 20 maçta 4 gol 5 asist. Bu sezon kariyerinin en golcü dönemi ama futbol anlamında da yerden yere vuruyoruz, geçen sezon ise şampiyonluğun kilit isimlerinden biriydi. Yasin Öztekin için göreceli rakamlar..

2 yorum:

  1. ''Özellikle de takımın böylesine kötü bir dönem geçirdiği zamanlarda bu isimlerin ayakta kalması, takımı taşıması gerekiyor.''

    futbolun takım oyunu olduğunu unutuyorsun hafız.bireysel performansları futbolda sadece bireysel performans olarak değerlendirmek doğru değil.günümüzde tek bir oyuncunun takımı taşıması imkansız.

    poldiyi eleştirmekten çok neden poldi den daha fazla yararlanılamadıyı sormak lazım.volkan şen trabzonda neydi bursa ve sonrasında fenerde ne oldu.volkan aynı volkan.ama takım olgusu bireysel performansları yükseltir yada düşürür.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sistem ayrı nokta, onu hergün konuşuyoruz ama yok, bu sezon olmayacak. Bu yüzden zor zamanda bireysel performanslara ihtiyaç olacak. Buradan futbolun takım olduğunu nasıl unutuyorum anlamadım :)

      Sil

 

Sportif Cümleler Copyright © 2011 -- Template created by O Pregador -- Powered by Blogger