19 Ekim 2016 Çarşamba

Tarihin En Büyük Ayıplarından Birini Lincoln'e Etmiş Olabilir Miyiz?


Lincoln'den keyif almayanımız yoktur, onu izlemek çok büyük bir zevkti. Galatasaray'da sadece 2 sezon izlemiş olmak ise bizim kaybımız. Onun için genel algı "hayal kırıklığı" yarattığı üzerinedir ama özellikle 2008-2009 sezonu rakamlarına ve Avrupa gidişatına baktığımızda ortaya koyduğu rakamlar öyle böyle değil. Skibbe'nin gitmemiş, Meira'nın da satılmamış olsaydı bir Uefa şampiyonluğu daha mümkündü. Bunu da son derece inanarak yazıyorum.

Lincoln'ün 2007-2008 sezonu ile başlayalım. Hagi'den bu yana gelen bir 10 numara aşkı vardı, bu kapsamda birçok 10 numara geldi gitti ama en çok heyecanı Lincoln yarattı. Transfer olduğu sezonu herkes hatırlar, ben neredeyse aklımı yitiriyordum. Ama o sezon Lincoln için müthiş geçti diyemem, Kalli ile frekansı çok tutmadı, sakatlık dönemi oldu derken beklentiyi tam karşılayamadı ama ligde şampiyonluk geldi. O beklentiyi karşılayamadığı dönemde bile;

Lig: 19 maç 5 gol 5 asist
Uefa Kupası: 6 maç 2 gol 2 asist
Uefa Kupası ön elemesi: 1 maç 1 asist
Türkiye Kupası: 2 maç 1 asist
Toplamda ise 28 maçta 7 gol 9 asist.

34 haftalık ligin 19'unda oynayabildi mesela, çok fazla maça çıktı diyemem. Ama Lincoln'ün diğer sezonunda da maç sayısı yeterli düzeyde görülmüyor. Bunda da neden o dönemin bazı teknik adamlarıyla tutturamadığı frekansı. Rahat olmak, özgür hareket etmek isteyen bir futbolcuydu. Katı disipline, anlamsız egolara maruz kaldı. Oysa rahat olduğunda, özgür bırakıldığında neler yapabileceğini de 2008-2009 sezonunda Skibbe döneminde gösterdi.

2008-2009 sezonu Skibbe dönemi Lincoln için en parlak dönem. Ligde şampiyonluk yarışı vardı, daha önemlisi Uefa Kupası'nda muhteşem bir gidişat. O sezon finalin de İstanbul'da oynanacak olması ayrı bir motivasyon kaynağıydı ki 2000 yılından sonra Galatasaray'ın bu kupaya en şok yaklaştığı dönem. Maalesef ki ligde beklentinin biraz gerisinde olmak Avrupa hedefini de çöpe attırdı, Haldun Üstünel & Bülent Korkmaz darbesiyle kendi ayağımıza sıktık. İşte o darbe neticesinde de Lincoln'ü kaybettik. 2008-2009 rakamlarına bakmak gerekirse;

Lig: 23 maç 8 gol 15 asist (Lincoln ligde asist kralı oldu, Baros ise gol kralı)
Uefa Kupası: 10 maç 1 gol 6 asist
Türkiye Kupası: 3 maç 1 asist
Şampiyonlar Ligi ön elemesinde ve TFF Süper Kupası'nda ise gol veya asisti yok.
Toplamda ise 39 maçta 9 gol 22 asist

Galatasaray'da bu asist sayısına en son kim yaklaştı diye baktım, Selçuk İnan'ın 2011-2012 sezonu 40 maçta 15 asisti var. Onun dışında da bu rakamın yanına bile yaklaşabilen yok. Hatta ligde son 10 yılın asist krallarına baktığımızda da oynadığı maç sayısına oranla en çok asist yapan isim yine Lincoln. Skibbe ile devam edilseydi 20 asisti de geçermiş.


Sneijder'e bakalım bir de, Galatasaray forması giydiği 141 maçta 40 gol 27 asist. Galatasaray'a emeği çok geçti, genel performansı için de asla kötü demem ama Lincoln'ün 2 sezonda ulaştığı rakama baktığımızda da Lincoln'ün hakkını mı yeterince vermedik, kendisine sahip çıkmadık bilemedim. 

Lincoln'ün Galatasaray genel performansı ise, 67 maçta 16 gol 31 asist. Sneijder 141 maçta 27 asist yaparken Lincoln ise 67 maçta 31 asist yapmış. Tabii bunda Baros ve Nonda gibi forvetlerle oynamanın da etkisi olmuştur ama Sneijder'in de Drogba ve Burak Yılmaz gibi isimlerle geçirdiği dönemler var. Sneijder gol, Lincoln ise asist anlamında ön plana çıkmış.

2008-2009 sezonu denildiğinde hemen hemen herkesin aklına Lincoln, Kewell, Arda ve Baros'lu hücum hattı gelir. Galatasaray hücumundan en büyük keyfi aldığım zamanlar bile olabilir, hücum organizasyonu anlamında bu dörtlünün kendi arasında uyumu, paylaşımları. Lincoln'ün idaresinde, Kewell ve Baros gibi bitiricilere Arda Turan gibi bir yeteneği kattığımızda ortaya büyük bir hücum gücü çıkmıştı. Özellikle Ali Sami Yen'de oynanan maçlar ve Uefa Kupası'nda bu kalitenin keyfine ulaştık. Maalesef ki doğru orta saha rotasyonuyla bu hücum desteklenmediği için yapı sağlam olmadı ama Skibbe dönemi Lincoln'ü de asla unutmayacağım.

Bu rakamlara bakarak Lincoln başarısız oldu kim diyebilir? Belki de son yılların en büyük ayıbını Lincoln'e karşı yapmışızdır. Ortada kötü de bir gidişat yokken bu kötü gidişatı o dönemin yönetimi yaratmıştır ki ihalesi de maalesef Lincoln'e bırakıldı. O dönemin gazıyla bizler de bu duruma belki çok ses çıkarmadık ama bugün sağlıklı kafayla da düşününce Lincoln'ü sadece 2 sezon izleyebildiğim için üzülüyorum. Tarihin en iyi 10 numaralarından biri, çok daha iyisi olabilecekken ve tarihe geçmek o kadar da uzak değilken yapılan darbe ve Lincoln'ün aforoz edilişi..

5 yorum:

  1. Mükemmel bir yorum. Aynen katiliyorum..Su adami rahat birakip oynatsaydik daha cok verim alabilirdik.

    YanıtlaSil
  2. 1 Lincoln 2 Misimovic
    hey gidi hey. geldigi gun sevincten, hagiyle arayi bozup kadro disi kaldigindada hüzünden aglamistim

    YanıtlaSil
  3. o dörtlü harika bir dörtlüydü .arda lincoln kewell baros.defansif anlamda sıkıntılı olsada hücum konusunda mükemmeldi.hatırlarsın ilk antifutbol deyimini adnan polat ortaya çıkarmıştı.el sebeb.anadolu takımları bu dörtlüyü sertlikle yani anti futbolla durdurdu.yani o takımı yediler aga.fenerli rıdvan skibbe nin orta sahadaki paslaşan takımını gördükten sonra (hatırla ankara deplasmanları olan bir seri yakalanmıştı güzel oyunla) gene ntvspor da şu yorumu yapmıştı.rakiplere yaptı tabi bunu.galatasaray güzel oynarken galatasarayı değil rakiplerin durumunu yorumluyor.yorum şu: döndürmeyeceksin basacaksın sert oynayacaksın.aynen bunları söylüyordu.bizde böyledir.bu anadolu takımları neden böyle güzel paslaşamıyor yerine bu galatasarayı nasıl durdurursun yöntemlerini söylüyor.avrupada da iyidik o sene.benfica deplasmanı herta deplasmanı falan.
    bi antalya deplasmanını hatırlarım.takım akıyordu adeta.en az 10 net pozisyona girdik.atamayana atarlar oldu.

    onunçün skibbe yi hep iyi hatırlarım.yardımcısını kovdular.hep yardımcısı ile takım çalıştırıyordu.o kovulan yardımcı şimdi dortmund da çalışıyor(boekamp)

    http://www.transfermarkt.de/edwin-boekamp/profil/trainer/1921

    galatasaray kariyeri üç ay.eğitici hoca . şenol güneş tarzı oyunculara çok katkı veriyor.ben olsam skibbe ile boekamp a alt yapının anahtarını verirdim.

    dikine pas oyunu söz konusu ise skibbe nin galatasarıyından daha iyisini ben izlemedim .

    YanıtlaSil
  4. Başlığınıza ve Bülent Korkmaz haricindeki tüm youmlarınıza tamamen katılıyorum. Biz maalesef o kadar çok ezbere konuşan, bir başkasının attığı sloganı düşünmeden, irdelemeden tekrarlayan insanlarız ki.

    Futbol takımında başarı takımın idari olarak iyi yönetilmesiyle başlar. Sonra teknik olarak yönetilmesiyle devam eder. Bunu şunun için söyledim. Biz bilmem ne bulamazken bazı oyuncular helikopter bakmaya gidiyordu diyen bir ergeni (Arda) takım kaptanı yapan bir yönetim daha doğrusu yönetimsizlik. Birbirine yakın zamanda sahip olduğumuz o harika oyunculardan (Lincoln, Kewell, Arda, Baros, Keita, Nonda, Song, Ayhan, Elano, Dos Santos, Misimovic, Thomas, Hakan, Mehmet T., Mondragon, Necati) alacağımız katkıyı ve yapacağımız büyük işleri heba etti.

    YanıtlaSil
  5. O takimin sorunu kotu defans hattiydi.

    YanıtlaSil

 

Sportif Cümleler Copyright © 2011 -- Template created by O Pregador -- Powered by Blogger