6 Mart 2017 Pazartesi

Antalyaspor 2-3 Galatasaray, Eren Derdiyok..


Bu sezon özelinde galibiyetine en çok sevindiğim maçlardan biri, belki de birincisi. Sevindiğim nokta ise şu, hakem, Chedjou ve Bruma'nın ihalesi Tudor'a kalmamış oldu. 2-2'nin pususunda bekleyenler vardı, Rizespor ve Beşiktaş maçlarının ardından gelen eleştirileri hatırlıyorum da. 

Galatasaray gelişiyor arkadaşlar, stoperlerinin dahi savunma yapmayı bilmediği bir takımın özellikle savunma noktasında geliştiğini Beşiktaş maçı sonrasında da söylemiştim. 3-4-3 yeni düzen, modern dünyanın işleyen sistemi. 3-4-3 ile her pozisyonda bir fazlasınız ki Tudor'un taktik esnekliğinin nasıl noktada olabileceğini daha önce konuştuk. Bu malzemeyle zor olacağını ben de düşünüyorum ama deniyor adam işte, Galatasaray'ın unuttuğu ve gerisinde kaldığı çağı yeniden kazandırmaya çalışıyor.

Hücum sorunlu, organizasyon noktasında yokuz. Pas kalitesinin sorunu bunda en büyük etmen, çok fazla pas hatası yapıyoruz. Galatasaray uyuşuk oynamaya alışmış, topa sahip olup, sabaha kadar pas yapmaya. Tudor tempo arıyor, bunu istiyor ve Galatasaray orta sahası buna cevap verebilmiş değil. Eren Derdiyok, Josue veya Bruma'da değildi sorun, tamamen Galatasaray orta sahasından kaynaklı yaşanan bir hücum sorunuydu bu. 

Yine de ilk yarıda 2-0'ı bulduk, hem de rahat şekilde. Doğru bir savunma planı var çünkü, geçtiğimiz haftalara kadar savunamayan oyuncuların savunma yapmayı öğrendiğini görüyoruz. Antalyaspor'u sadece geriden Mbilla'ya atılacak uzun toplara kitlemiştik ki Bruma'nın yine / yeniden vermediği bir pas ve gelmeyen 3-0. Fişi ilk yarıda çekmek mümkündü, 2-1 tamamladık. Chedjou'nun yine / yeniden aşırı öz güveni kaynaklı hatasıyla. Ama o Chedjou haftaya yine oynamak durumunda, mevcutların içindeki en iyi stoper yine o, maalesef.

İkinci yarı ise tamamen tempoya büründü, koş / koş oyununda da orta sahada yine yeterli cevabı veremedik aslında. Antalyaspor önce 2-2'yi buldu, devamında 3-2'yi daha çok isteyen taraf olarak göründü. Galatasaray'ın da pozisyonları var, bir yerde o direnci kırmayı başardık ama Bruma'nın yediği kırmızı kart ve 4-4-1-1'e dönen oyunla birlikte de Antalyaspor baskısına maruz kaldık. Burada iyi bir şey oldu ama, pasla değil de geriden uzun toplarla çıkmayı denedik, Eren Derdiyok'u hatırladığımız anlar. Sonradan giren Garry Rodrigues'in de kattığı bir enerji vardı ve yaptırdığı faul, Selçuk İnan'ın ortası ve nihayet gelen duran top golü. Eren Derdiyok..

Ligin ilk haftasında Tudor'u son dakikada yıkan Eren Derdiyok'tu, bu sefer Tudor'u ayağa kaldırdı. Üzerinde durulması gereken ve ısrar etmemiz gereken bir sistem var, bu sistem içinde de Eren Derdiyok'un çıkış yakalayacağını, daha iyisini yapacağını söylemiştim. Podolski'ye göre oyunun daha içinde, daha mücadele noktasında. Kanatları kullanıyoruz, zorluyoruz ve bunu yaparken de rakip ceza sahası içinde bulunacak bir forvet aranıyor. Eren Derdiyok yine o isim, Tudor'la daha iyisini de yapacaktır.

10 yorum:

  1. Umutlandık. Haftalar belki de aylar yıllar sonra. Sneijder, De Jong sakatlığından, Podolski kart cezasından dolayı oynamadı. Bugünkü kadronun çoğunluğu bu sisteme takım içerisindeki en uygun adamlarla oynandı. 90+6'da olsa neticeyi getirdi. Kazanma hırsı, mücadele ve fizik gücü açısından rakibe çok iyi karşılık verdik. Maça sadece üç kişiyle önde baskı yaparak başladık ve karşılığını da aldık mesele budur.Bu baskıyı Podolski, Wes, DeJong, Selçuk, Balta gibi ağır topların hepsini birden oynatarak kesinlikle kuramassın. Bazı tercihler netleşmeli artık. Josue'nin bu sistemde verdiği iki gol pası takım olma yolunda taşların oturduğunun kanıtı. Önümüzdeki hafta bir iki farklı tercihle (carole-linnes/selçuk-josue) daha yüksek bir performans izleyeceğimizi düşünüyorum. Chedjou için artık dediğin gibi MAALESEF oynamak zorunda. Sene sonuna kadar dişimizi sıkacağız.

    YanıtlaSil
  2. 2 sorum var sayın yargıç.
    1)Gs ın en çok gol atmış kanat oyuncusunu en dışta oynatmanın amacı nedir?
    Ki bu oyuncu Hagi gibi taç çizgisinden kaleci avlayan bir oyuncu değilken.
    2)Koşu ile kazanılacak nedir?
    Bu kadar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bunu gün içinde cevapladım :)

      Sil
  3. hakem olayına katılmıyorum.daha öncede yazdım.çedju oldukça laubali işler yapıyor defansta.sonra süper ligde selçuk inan faulleri alabiliyorsun bazı hakemlerden.bu ise avrupa maçında pahalıya patlıyor.faul beklerken hakem devam ettirdi mi avrupada itiraz da edemiyorsun.

    maçta hakemlik bi olay göremedim.ali palabıyık benim bu ligde en beğendiğim hakemdir.gördüğünü çalar.bence süper ligde eyyam yapmayan tek hakem .

    maça gelirsek.selçuk tolga ikilisi stoperlerin vasat olması sıkıntı yaratmaya devam ediyor.gelecek sezon barış başdaş hamlesi yapılabilir.ayağı iyi oyun kurabilen bir stoper.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Maçta hakemlik bir olay göremedin mi :) buna yorum yapamam.

      Sil
    2. Bir 2.5 - 5 arasını da 5 e veririz. Yavv yeter yabancı sınırı mı var takımda. Takım 2005-2006 kadar para sıkıntısı yaşıyor bizler türkiye ligindeki ikinci sınıf oyunculara en az 1 milyon euro maaş ile 3-5 milyon euro bonservisle oyuncu almayalım lütfen.
      Birde bir süre Karabük e dokunmayalım bir zahmet. İkinci bir Kayserispor gerginliği yaşamayalım. Sonu bizim için kötü bitmişti.

      Sil
  4. Sürekli yan geri pas yaparak pozisyon üretemeyip, kalesinde bolca pozisyon veren uyuşuk, zerre kadar keyif vermeyen takım gitmiş, mücadele eden diri tempolu rakibe fazla pozisyon vermeyen pozitif bambaşka bir takım gelmiş. Bu da sadece 15 günde ve aynı futbolcularla gerçekleşiyor. Dün gece ilk defa G.Saray ı izlerken keyif aldım. İşin tuhafı bir önceki dönem son 10 dakıka G.Saray 10 kişi kalsa takım iyice geri çekilir, gol yemesin de berabere kalıp puan alalım diye sabırsızlıkla maçın bitiş düdüğünü beklerdik.
    Ama dün gece sanki 2000 lerin ruhu geri gelmiş di.Bir kişi eksik olmasına rağmen saldıran hücumu düşünen hepimizin özlediği G.Saray geri gelmişti. Bu bize yeter.
    Artık bilinçli taraftar Tudor ile geleceğin parlak olacağını görüyor. Hangi yönetim gelirse gelsin yapılacak tek şey Tudor a güvenmek ve destek vermek. Bu kadroyla bu futbolu oynatan Tudor kendi oyun sistemine uygun oyuncularla kurulacak takımla G.Saray ı çok daha ilerilere götüreceği kesin. Tudor a inanıyoruz.Yeter ki başarıya giden yolun sabır ve istikrar olduğunu G.Saray camiası bilsin ve Tudor a sahip çıksın.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aynı paralelde düşünüyoruz, teşekkür ederim yorumun için :)

      Sil
  5. Galatasaray'da artık değişim zamanı geldi de geçiyor. sezon başında bonservisi elinde olan genç ve gelecek vaad eden oyuncular varken yapılmaılıydı. dembele, vilhena gibi oyuncular vardı. ayrıca scout ekibinin önerdiği maliyeti uygun bence alınan tolga ve de jong dan daha iyi iki oyuncu olan delaney ve johansen gibi isimler elden kaçtı. ama işe bir yerden başlamak lazım selçuk, hakan,sabri, de jong, cavanda gibi isimler ile yollar ayrılmalı hatta söylenenler gibi ise snejider ile de. scout ekibi ve tudor'un ortak çalışmaların ile uygun maliyette ve gelecek için katkı verecek oyuncular alınmalı. bir sistem üzerine gidilmeli ve sonuna kadar destek olunmalı. tudor potansiyel olan ve bir sistem teknik direktörü, hedefleri olan bir insan ve ona şanş verilmeli neden bizde kendi contemiz, mourinhomuzu yaratmayalım.

    YanıtlaSil

 

Sportif Cümleler Copyright © 2011 -- Template created by O Pregador -- Powered by Blogger