1 Mart 2017 Çarşamba

Beni Keita yerine değil, Monaco'daki performansım nedeniyle aldılar; Juan Pablo Pino


Madem 8. yıla girdik, uzun zamandır ara verdiğim röportaj köşesini tekrar canlandıralım. Dedim ya, nostaljiyi seviyoruz, özellikle de yakın geçmiş noktasında. Enteresan işler yapayım diyorum, Juan Pablo Pino'yla yaptığımız röportaj onlardan biri. Kötü bir dönemde Galatasaray'daydı ama o kötü dönemin az da olsa heyecan veren isimlerindendi diye düşünüyorum. İlginç bir futbolcuydu, böyle tanımlamak lazım. Sevgili Enes Gencer'e bu röportajdaki katkılarından ötürü teşekkür ederek başlayalım. Devamını da getirmeyi diliyorum..

Galatasaray'a transfer hikayenizle başlayalım. Nasıl gerçekleşti bu transfer, ilk olarak teklifi nerede aldınız, bu teklifi aldığınızda ne düşündünüz ve Galatasaray'a transfer olduğunuzda beklentileriniz nelerdi?

Juan Pablo Pino: Fransa Ligi’nden Türkiye’ye gelirken şüphelerim vardı zira Fransa Ligi’nden daha yarışmacı bir lige gitmek istiyordum ve Türkiye Ligi hakkında çok bilgim yoktu. Fakat kendimi çok yarışmacı ve iyi organize edilmiş bir ligde buldum. En iyi tecrübem taraftarlardı, orada oynamak heyecan vericiydi. Birçok şey kazanmak istedim, o yıl kötü oynamadığımı düşünüyorum ancak birçok şeyin değiştiği bir dönemde geldim.

Abdul Kader Keita Galatasaraylılar için unutulmayacak bir futbolcu oldu. Sadece bir sezon oynadı ama etkisi büyüktü. Siz de Keita'nın yerine gelmiş gibi göründünüz, düşünce bu muydu bilmiyorum tabii. Keita kaynaklı beklentinin sizin üzerinizde bir etkisi oldu mu, siz bunu hissettiniz mi?

Juan Pablo Pino: Keita ile Lille’de oynarken tanıştım, Lyon’da da iyi bir performansı vardı ve ligin en önemli kanat oyuncularından biriydi. Beni ise onun yerine değil, Monaco’daki performansım nedeniyle aldılar. Keita'nın Galatasaray'da taraftarların iyi işler yaptığını ve taraftarların çok sevdiği bir isim olduğunu biliyordum ama bunun benim üzerimde bir etkisi olmadı, olumsuz bir şey hissetmedim.

Galatasaray'da 3 farklı teknik direktör gördünüz, Rijkaard'la başladınız, Hagi'yle devam ettiniz ve Bülent Ünder'le bitirdiniz. Siz ise daha çok Hagi döneminde ön plana çıkmaya başladınız, özellikle Baros'un sakatlığı döneminde forvette bulduğunuz şansla. Bu 3 teknik adam için ne söylemek istersiniz ve sizin için kanat ya da forvet oynamanın bir farkı var mıydı? Hangi pozisyonu daha çok sevdiniz?

Juan Pablo Pino: Galatasaray'a transferinde Rijkaard'ın takımın başında olmasından ötürü çok heyecanlıydım ve Galatasaray'a geldiğimde de Rijkaard’tan çok şey öğrendim. Forma için birkaç maç bekledim ve sonunda bana o şansı verdi. Hagi geldiğinde de pozisyonum değişti, forvet oynamaya başladım ama devamlılığımı sürdürdüm ve ondan da çok şey öğrendim. Bülent Ünder'le ise birlikte çalışmamız için çok fazla vaktimiz olmadı, ligin son son bölümünde takıma katıldı. Forvette ön planda olursunuz çünkü golü yapan isimsiniz. Ekstrem bir oyuncu olarak böyle bir sorumluluğum olmadı, benim için kanat veya forvet oynamanın bir farkı yoktu.

Fenerbahçe'yle deplasmanda oynanan ve 0-0 biten maç asla unutulmayacak. Galatasaray'ın galibiyeti hak ettiği bir maç olarak düşünüyorum ve sizin de müthiş bir performansınız olmuştu. O maçta golle buluşamamanız büyük şanssızlık. O maçı nasıl anlatırsın ve bu maç haricinde Galatasaray'da unutamadığın anlar hangileri oldu?

Juan Pablo Pino: Galatasaray'ın Saraçoğlu'nda uzun zamandır maç kazanamadığını biliyordum ve zorlu bir dönemden geçiyorduk. Lige iyi başlayamamıştık, o maç öncesinde Rijkaard görevden ayrılmış ve Hagi göreve gelmişti. Hagi'yle ilk maçımızdı ve beni o maçta forvet olarak kullandı. Sonrasında da bu durum devam etti, Hagi döneminde Baros'un sakatlığında birçok maçta forvet olarak oynadım. O maç hakkında ise güzel anılarım var, kazanamadık ama iyi bir maç çıkarmıştık. İyi bir performans gösterdim diye düşünüyorum, çok fazla gol kaçırmıştım ve galibiyeti de hak ettiğimizi düşünüyorum.

Hızlı bir futbolcuydunuz, uzaktan attığınız şutlarla daha çok hatırlıyoruz sizi. Kupada Gaziantepspor deplasmanında attığınız gol gibi. Geçmişe bakınca da büyük bir potansiyel olarak nitelendiriliyordunuz, beklenti bu noktada yüksekti ama kariyeriniz belki de istediğiniz gibi şekillenmedi. Bunların nedeni nedir?

Juan Pablo Pino: Takım noktasında bir istikrar yakalayamadım, sık sık takım değiştirmem bunda en büyük etmenlerden biri. Ayrıca çok genç yaşlarda önemli bir sakatlık geçirmiştim ve uzun süre sahalardan uzak kaldım. O dönem takip edilen, izlenen bir isimdim ama sakatlığım bunda etmen oldu. Kuvvetli olmam ve süratim en güçlü yönlerimdi, bu özelliklerimle ön plana çıkıyordum. İyi şut atabilmem de kuvvetimle alakalı.

Galatasaray'dan ayrılma hikayenizi de merak ediyorum, Fatih Terim'le bir kamp dönemi geçirmenize rağmen kadroda düşünülmediniz. Galatasaray'da bir kırgınlığınız var mı ve geriye dönüp baktığınızda Galatasaray sizin için ne ifade edecek?

Juan Pablo Pino: Teknik direktörler yeni geldiklerinde sevdikleri, güvendikleri oyuncuları getirirler ve kadroda büyük değişimler olur. Arabistan’dan teklifi aldığımda ayrılma kararı aldım çünkü Galatasaray’da şansımın olmadığını biliyordum. Fatih Terim'le bir kamp dönemi geçirdik ama takım içinde büyük bir değişim vardı, Türkiye'deki yabancı kontenjanı gibi etmenlerle de takımda kalma şansım çok azalmıştı. 

Galatasaray sonrası futbol kariyeriniz nasıl şekillendi ve şu sıralarda ne yapmaktasınız, ileriye dönük hedefleriniz nelerdir?

Juan Pablo Pino: Birçok ülkede oynadım, bunlardan biri de Yunanistan. Orada kupa ve ligi kazandık. Ayrıca kendi ülkemde oynadım, sonrasında Makalele ile Fransa’ya döndüm, bana Avrupa futboluna dönme şansı verdi. 2016’da Güney Amerika’da oynadım ve şimdi kariyerime devam etmek için çok sıkı çalışıyorum.

Siz ayrıldıktan sonra Galatasaray'ı takip etmeye devam ettiniz mi ve geçen yıllarda Galatasaray'ı nasıl değerlendirirsiniz?

Juan Pablo Pino: Evet, takip ediyorum. Geçmiş dönemlerde iyi futbolcular transfer edildi, Drogba / Sneijder gibi futbolcular gibi. Türkiye'nin Real Madrid'i diyebiliriz bu noktada.

3 yorum:

  1. Ne korkunç sezondu. Transfer sezonunun sonunda bize Keita yerine bu arkadaş ile Beşiktaşlı Serdar ı sunmuşlardı. Bir sezon önceki Uefa yı sallamanın ardından şuan adını hatırlayamadığım bir takıma elenmiştik. O maçtan sonra pek Serdar Özkan formayı göremedi.
    Ne tuhaf sezondu. 3 tane teknik direktör. Çağlar Birinciler, Mehmet Batdallar,Kazımlar, Zapatalar aman yarabbim, düşman başına. Pino bu kötü anıların küçük iyi hatıralarından biri. Yalnız o Fenerbahçe maçında Elano nun Canere attığı çalım neydi bea

    YanıtlaSil

 

Sportif Cümleler Copyright © 2011 -- Template created by O Pregador -- Powered by Blogger