22 Mart 2017 Çarşamba

Seyreyle maziyi #24; kayıp hikaye "Jersson Gonzalez"


Lucescu sever Güney Amerika piyasasını, Shakhtar'da özellikle Brezilyalılar noktasında gösterdiği başarıyı yıllar içinde izledik. Az parayla da büyük işler başardı, büyük paraların da üzerine çok daha fazlasını koydu. İstikrar önemliydi burada, Lucescu kıymetli bir teknik adam. Bu değeri Galatasaray da kullanamadı, Beşiktaş da. İki takım adına da kırılma noktası diyebilirim, Lucescu gibi bir teknik adamı gözden çıkarmak.

Lucescu'nun Galatasaray'da 2 sezonu var. İlkinde çokça duyduğumuz bir eleştiri, "Fatih Terim'in mirası". Jardel eklemeli bir kadroydu ama Uefa Kupası'nı kazanan kadronun devamı olan bir sezondu. Kaçan şampiyonluk büyük hayal kırıklığı ama Şampiyonlar Ligi'nde gelen çeyrek final ise büyük iş. Lucescu o sezonda da fazlasıyla başarılıydı ama ustalık dönemi 2. sezonunda.

Uefa kadrosu dağıldı, birçok isim takımdan ayrıldı. Yaşanan maddi kriz cabası, iddialı transfer yapmanın zor olduğu bir dönem. Kiralık futbolculara yöneldik, özellikle gelen yabancılar noktasında. Çoğu da ilk kez duyduğumuz isimler ki Güney Amerika ağırlıklı. Bu transferleri kim yaptı bilmem ama Lucescu'nun Güney Amerika üzerinde o dönemden gelen bir etkisi var. 

Jersson Gonzalez'e gelecek konu, 2001-2002 sezonunun Ocak ayı transfer döneminde takıma geldi. Galatasaray'a geldiğinde 27 yaşındaydı ama tanıdığım bir futbolcu değildi. 19 kez Kolombiya Milli Takım formasını giymiş mesela, Avrupa'da tek macerası Galatasaray ama ülkesi açısından önemli bir adam diyelim. Kariyerinin yüzde 90'ı Kolombiya'da geçmiş, 

Sağ bekti diye hatırlıyorum. O pozisyonda Sebastien Perez vardı, kendisinin yarattığı etkiyi hala konuşuruz. Alternatif diyebileceğim Capone'yi de o pozisyona yazarım ama 3. bir sağ bek olarak Jersson Gonzales'in transferi enteresan olmuştu. 53 numaralı formayı giyecekmiş mesela, ama biz bunu göremedik. Abdürrahim Albayrak'ın futbol konusunda ön plana çıktığı sezon, Gustavo Victoria Mendez'in bonservisini aldıklarında da hatırlarım kendisini. 

Hikaye şuradan kaynaklı, süre alamadan gitti. Her maç istisnasız şekilde yedek oturduğunu biliyorum, yedek kulübesinde çok gördük kendisini ama şampiyonluğumuzu garantilediğimiz maçta bile süre vermedi ona Lucescu. Yedek kulübesinden bile ayırmadı, adını okuduk sadece. Rivayetler de var hakkında, iyi frikik attığı gibi. Ya da attığı sert şutlarla kaleci bayıltması, Mehmet Bölükbaşı'nı 1-2 kez bu şekilde sarstığı şeklinde haberleri okumuştum. Hakkında fikir sahibi olmak isterdim ama yok işte, elimizde veri yok.

Galatasaray'da birçok isim var, süre almadan gideler gibisinden. Bu isimleri andığımızda aklıma gelen ilk futbolcu Jersson Gonzales oluyor. Tek bir dakika almadan şampiyonluk yaşadı, kupayla şampiyonluk turu attı. Barusso'yu hatırlarım bir de, şampiyonlukta zerre katkısı olmamıştı ama saha içinde şampiyonluğu da en çok kutlayan oydu..

8 yorum:

  1. Fatih Terim'in ilk dönemi... Romanya aşısının tutması mı diyelim yoksa Becali'nin vermiş olduğu güven midir bilemem ama bir oyuncu gelmişti o yıllarda Galatasaray'a... Üç bilemedin beş maç oynamadı. Lutu idi adı. Başı Adrian mıydı onu şimdi anımsamıyorum. Hagi'nin veliahtı diye lanse ediliyordu. Çok büyük bir hayal kırıklığı olmuştur benim için Lutu. Gonzales'i de hatırlıyorum. Sağ açık gibi de oynadığı söylenirdi. Zaten o sezon aldığımız yabancılardan enteresan şekilde oynatmadıklarımız var. Mesela Jardel'e karşılık gelen Horwath-Spehar- Mpenza... özellikle Speharın o dönemde Galatasaray'ın ihtiyacı olduğu muhabbeti çok dolanırdı dillerde. Böyle ilginç transferler deyince bir de aklıma 99-2000 sezonunda Capone - Marcio ve Bruno Quadros diye bir oyuncu gelmişti. Yanlış hatırlamıyorsam bir tek içerdeki Hertha maçında oynamış, bir daha da forma giymemişti. Taffarelle başlayan Güney Amerika aşkı hüsran olmuştu :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :) Demekki yorum yapılabiliyormuş 😉

      Sil
    2. Yorum kısmı onaylı. Bot yorumlar gelebiliyor ya da küfürlü, hakaretli. Bu mecburi ama yukarıda bahsettiğim kapsam dışında kalan her yorumu onaylıyorum :)

      Sil
  2. evet bu adamı hiç izlemedik nasıl bu kadar eminim bilmiyorum ama bu adam sol bekti hocam

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. sağ bekti, o kadarını biliyorum :)

      Sil
    2. Arttırıyorum bence santrafor.
      SÜper yavv. Acaba bizim kadar oyuncu alıp oynatmadan gönderen var mıdır bu ülkede. Bir 11 yapacak kadar adam vardır.

      Sil
  3. Allah allah dediğimiz oyuncu yazılarını Sportifcümleler sayesinde tanışma fırsatı buluyorum. Bende yazacak yer açıldığı için yazmadan duramıyorum. Kendi çapımda yorum kısımlarında oyuncu değerlendiriyorum. Tabi ki SportifCÜmlelerin yüce gönlüne sığınarak.

    Santrafor pozisyonundayız:
    Eren Derdiyok: Sezon başında Kasımpaşadan takımımıza transfer olan oyuncu taraftar tarafından burun kıvırarak baktığımız bir oyuncu oldu.
    İyi golcü oyuncularına alışkın taraftarımız son iki seneki faciaların ardından Eren'e pek birşey diyemedi. Sezona hıclı bir başlangıç yapan Eren sonra derin bir sessizliğe gömülerek yerini Podolski ye bıraktı. Daha sonra Tudor ile yeniden formasına kavuşan Eren biraz hareketlenmeyi başardı.
    Uzun boyu ve güçlü fiziği ile öne çıkan Eren bu özellikleri sayesinde kritik kafa gollerini tüm taraftara sundu. Top ayağında iken verimi düşen oyuncu ayrıca çok hızlı olmaması yüzünden kontra ataklarda bir anda kaybolmayı başarıyor. Pozisyon bilgisinin üstünlüğü, iyi gol vuruşu ve takım atağa çıktığında takım arkadaşları için pas opsiyonu olabilmek için çabası gözlerden kaçmayan özellikleri. Ancak küçük dokunuş konusunda zaafiyeti var.(Zor posisyonda topu kaleye yönlendirmek)

    Geleceği: Takım içinde en azından bir sene daha kalmayı hak ediyor. İyi bir fiziksel yükleme ile takımın ilk 11 ine yazılacak isimlerden biri. Tabi kendisine destek olacak oyuncular kendisinin gol sayılarını yukarı çıkartacaktır.

    Lukas Podolski: Gitti
    Geleceği: Japonca öğrenmek.

    Kolbeinn Sigþórsson: Hiç gelmedi ki gitsin.
    Geleceği: Bulunduğu takımda antremana çıksın forma giysin.

    YanıtlaSil

 

Sportif Cümleler Copyright © 2011 -- Template created by O Pregador -- Powered by Blogger