22 Şubat 2016 Pazartesi

SC Nostalji #52; Cassio Lincoln


Galatasaray'da gördüğüm en büyük yeteneklerden biri desem abartmış olsam. Daha da arttırayım, Sneijder'den de daha yetenekli bir futbolcuydu ama her yetenekli futbolcu çok büyük olamıyor. Sneijder tam bir winner, büyük bir futbol insanı. Geçmişi de ortada, Galatasaray kariyeri de. Lincoln'ü ise yetenekleri kadar yaşadığı sorunlarla da konuşuyoruz ve yetenekleriyle karakteri de doğru orantılamış olsaydı zaten durağı Galatasaray olmazdı ama Galatasaray'la da istikrarlı bir kariyeri olmadı. Bunda da elbette Lincoln kadar o dönemin Galatasaray şartları ve yönetimi de etkili.

Lincoln'ü Schalke 04'ün Fenerbahçe ile oynadığı Şampiyonlar Ligi maçından iyi hatırlarız. 3-3 biten maçta Fenerbahçe'nin durduramadığı isimdi. Kaiserslautern döneminde yıldızını parlatmış, devamında Schalke 04 formasıyla Almanya'nın en iyi futbolcularından birine dönüşmüştü ama gün geldiğinde de Schalke 04'ün kurtulmak istediği bir futbolcu halini almıştı. Lincoln, Galatasaray'a geldiğinde 28 yaşındaydı ve 5 milyon avro gibi bir rakama transfer olmuştu. Böyle bir yetenek için az bir rakam ama biz de bunun örneğini Lincoln ve Elano satışlarında görmüştük.

Adnan Polat'ın o dönem Galatasaray yönetimine girmesi çok şeyi değiştirmişti. 2002-2003 ve 2003-2004 sezonlarında transfer denizinde boğulan ve borcunu arttıran bir Galatasaray vardı. Ondan sonraki sezonlarda gazdan ayağını çekti, transferde maliyetsiz işlere girişildi ve başarının da geldiği anlar oldu ama taraftarın da yıldız transferine büyük açlığı vardı. Yeni Hagi arayışları da diyebiliriz, sürekli bir 10 numara isteği. Özhan Canaydın bu transfer gerçekleştiğinde öyle heyecanlıydı ki "Avrupa'nın en büyük futbolcusu" diye bahsederdi Lincoln'den. Bizde de beklenti büyüktü tabii, Lincoln aşağı Lincoln yukarı gidiyorduk. 

Feldkamp'ın disiplini Lincoln'e ağır geldi tabii. Lincoln de futbol hayatının büyük çoğunluğunu Almanya'da geçiren bir futbolcuydu ama Almanya'nın disiplini de ona ağır geldiği için yolu buralara düşmüştü. Lincoln'ün Galatasaray kariyerine iyi bir başlangıcı vardı, Beşiktaş maçında kadro dışı kalması onu çok düşürdü derken o sezon inişli çıkışlı ama beklentinin uzağında bir dönem oldu. Galatasaray'ın o sezon kazandığı şampiyonlukta Lincoln'ü baş aktörlerden biri yapmayız ama Gençlerbirliği deplasmanında son dakikalarda attığı kritik bir gol vardır mesela.


Skibbe dönemi ise Lincoln'ün ayağa kalkışı, ben futbolcuyum mesajını verdiği dönem. Harry Kewell ve Milan Baros takviyeleriyle de birlikte müthiş bir hücum takımı ortaya çıktı. Skibbe de o hücum hattının fazlasıyla hakkını verdi. Bu isimlere Arda Turan'ı da ekleyelim, bu dörtlünün kendi aralarında oynadığı futbol ve hücum organizasyonlarının tadını bugün dahi alamadım, göremedim. Lincoln de bu isimleri mükemmel oynattı, oynatırken kendi de çok büyük keyif verdi. Hertha Berlin deplasmanı vardır, bir futbolcu ancak bu kadar seyir zevki futbol oynayabilirdi. O takımın orta sahası yoktu, savunma hattında da sorun yaşıyordu ama hücumuyla ayakta kalmasını bildi, taa ki Skibbe gidip Bülent Korkmaz gelene kadar.

Bülent Korkmaz'la da sorun yaşadı Lincoln, yıldızları barışmadı. Lincoln'ü doğru kullanamadık diye düşünüyorum. Kendi hataları da vardır ama ipleri biraz gevşek bırakmak gerekiyordu, Lincoln kendini rahat hissettiğinde büyük oynadı, büyük işler yaptı. İş katı disipline geldiğinde ise Lincoln'ü kaybettik. Hamburg deplasmanında oyundan alınması onu bir anlamda takımdan koparttı, sonrasında Lincoln'ü izleyemedik ve sezon sonu geldiğinde de gitti, bir daha geri dönmedi.

Rijkaard geldiğinde acaba Lincoln döner mi, dönerse Rijkaard kendisinden nasıl katkı alır diye düşünürken Lincoln geri dönmedi, dönmesi adına da çabalanmadı. Zaten gözden çıkmıştı ve o sezonun devre arasında da ülkesine geri döndü ama kariyeri yükselmedi, giderek çakıldı, kayboldu gitti. Yine de Galatasaraylıların unutmadığı, tadının damaklarımızda kaldığı, izlemekten keyif aldığımız ve bugün bile andığımız bir futbolcu olmayı da başardı..

3 yorum:

  1. Lincoln'u özlemişim de farkında değilmişim. Hatırlattığın için sağol. Defolarına karşın izlemesi keyifliydi. Bülent Korkmaz gereğinden fazla sert yaklaşarak yanına değil karşısına almayı seçti. Her ikisinin de GS kariyeri son buldu böylece. Transfermarkt'dan baktım şimdi 2014 sonuna kadar Brezilya liginde Bahia'da oynamış. Felipe, Lincoln ve Misimovic yeni Hagi ararken faydalanamadığımız yüksek potansiyeller.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Lincoln en yetenekli olanıydı. Yazık oldu, doğru yönetemedik. Bunda yönetimin de kabahati var.

      Sil
  2. gs ye gelmiş hagi den sonra en yetenekli olan 10 numaraydı ama disiplinsizlik konusunda sergen ile yarışırdı ben bir de kendini çok kolay yere atıp devam edeceği pozisyonları yarıda bırakmasına çok sinirlenirdim

    YanıtlaSil

 

Tüm Telif Hakları Sportif Cümleler 'e Aittir © 2009 -- Blogger Tarafından Desteklenmektedir