26 Haziran 2017 Pazartesi

Tarihin en büyük ayıplarından birini Lincoln'e etmiş olabilir miyiz?


Lincoln'den keyif almayanımız yoktur, onu izlemek çok büyük bir zevkti. Galatasaray'da sadece 2 sezon izlemiş olmak ise bizim kaybımız. Onun için genel algı "hayal kırıklığı" yarattığı üzerinedir ama özellikle 2008-2009 sezonu rakamlarına ve Avrupa gidişatına baktığımızda ortaya koyduğu rakamlar öyle böyle değil. Skibbe'nin gitmemiş, Meira'nın da satılmamış olsaydı bir Uefa şampiyonluğu daha mümkündü. Bunu da son derece inanarak yazıyorum.

Lincoln'ün 2007-2008 sezonu ile başlayalım. Hagi'den bu yana gelen bir 10 numara aşkı vardı, bu kapsamda birçok 10 numara geldi gitti ama en çok heyecanı Lincoln yarattı. Transfer olduğu sezonu herkes hatırlar, ben neredeyse aklımı yitiriyordum. Ama o sezon Lincoln için müthiş geçti diyemem, Kalli ile frekansı çok tutmadı, sakatlık dönemi oldu derken beklentiyi tam karşılayamadı ama ligde şampiyonluk geldi. O beklentiyi karşılayamadığı dönemde bile;

Lig: 19 maç 5 gol 5 asist
Uefa Kupası: 6 maç 2 gol 2 asist
Uefa Kupası ön elemesi: 1 maç 1 asist
Türkiye Kupası: 2 maç 1 asist
Toplamda ise 28 maçta 7 gol 9 asist.

34 haftalık ligin 19'unda oynayabildi mesela, çok fazla maça çıktı diyemem. Ama Lincoln'ün diğer sezonunda da maç sayısı yeterli düzeyde görülmüyor. Bunda da neden o dönemin bazı teknik adamlarıyla tutturamadığı frekansı. Rahat olmak, özgür hareket etmek isteyen bir futbolcuydu. Katı disipline, anlamsız egolara maruz kaldı. Oysa rahat olduğunda, özgür bırakıldığında neler yapabileceğini de 2008-2009 sezonunda Skibbe döneminde gösterdi.

2008-2009 sezonu Skibbe dönemi Lincoln için en parlak dönem. Ligde şampiyonluk yarışı vardı, daha önemlisi Uefa Kupası'nda muhteşem bir gidişat. O sezon finalin de İstanbul'da oynanacak olması ayrı bir motivasyon kaynağıydı ki 2000 yılından sonra Galatasaray'ın bu kupaya en şok yaklaştığı dönem. Maalesef ki ligde beklentinin biraz gerisinde olmak Avrupa hedefini de çöpe attırdı, Haldun Üstünel & Bülent Korkmaz darbesiyle kendi ayağımıza sıktık. İşte o darbe neticesinde de Lincoln'ü kaybettik. 2008-2009 rakamlarına bakmak gerekirse;

Lig: 23 maç 8 gol 15 asist (Lincoln ligde asist kralı oldu, Baros ise gol kralı)
Uefa Kupası: 10 maç 1 gol 6 asist
Türkiye Kupası: 3 maç 1 asist
Şampiyonlar Ligi ön elemesinde ve TFF Süper Kupası'nda ise gol veya asisti yok.
Toplamda ise 39 maçta 9 gol 22 asist

Galatasaray'da bu asist sayısına en son kim yaklaştı diye baktım, Selçuk İnan'ın 2011-2012 sezonu 40 maçta 15 asisti var. Onun dışında da bu rakamın yanına bile yaklaşabilen yok. Hatta ligde son 10 yılın asist krallarına baktığımızda da oynadığı maç sayısına oranla en çok asist yapan isim yine Lincoln. Skibbe ile devam edilseydi 20 asisti de geçermiş.


Sneijder'e bakalım bir de, Galatasaray forması giydiği 141 maçta 40 gol 27 asist. Galatasaray'a emeği çok geçti, genel performansı için de asla kötü demem ama Lincoln'ün 2 sezonda ulaştığı rakama baktığımızda da Lincoln'ün hakkını mı yeterince vermedik, kendisine sahip çıkmadık bilemedim. 

Lincoln'ün Galatasaray genel performansı ise, 67 maçta 16 gol 31 asist. Sneijder 141 maçta 27 asist yaparken Lincoln ise 67 maçta 31 asist yapmış. Tabii bunda Baros ve Nonda gibi forvetlerle oynamanın da etkisi olmuştur ama Sneijder'in de Drogba ve Burak Yılmaz gibi isimlerle geçirdiği dönemler var. Sneijder gol, Lincoln ise asist anlamında ön plana çıkmış.

2008-2009 sezonu denildiğinde hemen hemen herkesin aklına Lincoln, Kewell, Arda ve Baros'lu hücum hattı gelir. Galatasaray hücumundan en büyük keyfi aldığım zamanlar bile olabilir, hücum organizasyonu anlamında bu dörtlünün kendi arasında uyumu, paylaşımları. Lincoln'ün idaresinde, Kewell ve Baros gibi bitiricilere Arda Turan gibi bir yeteneği kattığımızda ortaya büyük bir hücum gücü çıkmıştı. Özellikle Ali Sami Yen'de oynanan maçlar ve Uefa Kupası'nda bu kalitenin keyfine ulaştık. Maalesef ki doğru orta saha rotasyonuyla bu hücum desteklenmediği için yapı sağlam olmadı ama Skibbe dönemi Lincoln'ü de asla unutmayacağım.

Bu rakamlara bakarak Lincoln başarısız oldu kim diyebilir? Belki de son yılların en büyük ayıbını Lincoln'e karşı yapmışızdır. Ortada kötü de bir gidişat yokken bu kötü gidişatı o dönemin yönetimi yaratmıştır ki ihalesi de maalesef Lincoln'e bırakıldı. O dönemin gazıyla bizler de bu duruma belki çok ses çıkarmadık ama bugün sağlıklı kafayla da düşününce Lincoln'ü sadece 2 sezon izleyebildiğim için üzülüyorum. Tarihin en iyi 10 numaralarından biri, çok daha iyisi olabilecekken ve tarihe geçmek o kadar da uzak değilken yapılan darbe ve Lincoln'ün aforoz edilişi..

12 yorum:

  1. Mükemmel bir yorum. Aynen katiliyorum..Su adami rahat birakip oynatsaydik daha cok verim alabilirdik.

    YanıtlaSil
  2. 1 Lincoln 2 Misimovic
    hey gidi hey. geldigi gun sevincten, hagiyle arayi bozup kadro disi kaldigindada hüzünden aglamistim

    YanıtlaSil
  3. o dörtlü harika bir dörtlüydü .arda lincoln kewell baros.defansif anlamda sıkıntılı olsada hücum konusunda mükemmeldi.hatırlarsın ilk antifutbol deyimini adnan polat ortaya çıkarmıştı.el sebeb.anadolu takımları bu dörtlüyü sertlikle yani anti futbolla durdurdu.yani o takımı yediler aga.fenerli rıdvan skibbe nin orta sahadaki paslaşan takımını gördükten sonra (hatırla ankara deplasmanları olan bir seri yakalanmıştı güzel oyunla) gene ntvspor da şu yorumu yapmıştı.rakiplere yaptı tabi bunu.galatasaray güzel oynarken galatasarayı değil rakiplerin durumunu yorumluyor.yorum şu: döndürmeyeceksin basacaksın sert oynayacaksın.aynen bunları söylüyordu.bizde böyledir.bu anadolu takımları neden böyle güzel paslaşamıyor yerine bu galatasarayı nasıl durdurursun yöntemlerini söylüyor.avrupada da iyidik o sene.benfica deplasmanı herta deplasmanı falan.
    bi antalya deplasmanını hatırlarım.takım akıyordu adeta.en az 10 net pozisyona girdik.atamayana atarlar oldu.

    onunçün skibbe yi hep iyi hatırlarım.yardımcısını kovdular.hep yardımcısı ile takım çalıştırıyordu.o kovulan yardımcı şimdi dortmund da çalışıyor(boekamp)

    http://www.transfermarkt.de/edwin-boekamp/profil/trainer/1921

    galatasaray kariyeri üç ay.eğitici hoca . şenol güneş tarzı oyunculara çok katkı veriyor.ben olsam skibbe ile boekamp a alt yapının anahtarını verirdim.

    dikine pas oyunu söz konusu ise skibbe nin galatasarıyından daha iyisini ben izlemedim .

    YanıtlaSil
  4. Başlığınıza ve Bülent Korkmaz haricindeki tüm youmlarınıza tamamen katılıyorum. Biz maalesef o kadar çok ezbere konuşan, bir başkasının attığı sloganı düşünmeden, irdelemeden tekrarlayan insanlarız ki.

    Futbol takımında başarı takımın idari olarak iyi yönetilmesiyle başlar. Sonra teknik olarak yönetilmesiyle devam eder. Bunu şunun için söyledim. Biz bilmem ne bulamazken bazı oyuncular helikopter bakmaya gidiyordu diyen bir ergeni (Arda) takım kaptanı yapan bir yönetim daha doğrusu yönetimsizlik. Birbirine yakın zamanda sahip olduğumuz o harika oyunculardan (Lincoln, Kewell, Arda, Baros, Keita, Nonda, Song, Ayhan, Elano, Dos Santos, Misimovic, Thomas, Hakan, Mehmet T., Mondragon, Necati) alacağımız katkıyı ve yapacağımız büyük işleri heba etti.

    YanıtlaSil
  5. O takimin sorunu kotu defans hattiydi.

    YanıtlaSil
  6. Muhteşem 4 lu Lincoln'ün 2.sezonu... Ve sonra Bülent Korkmaz denen Şaş gibi Tanju gibi Gökmen Özdanak gibi futbol bilgileri kısıtlı eski efsanesi geldi ve bütün yapıyı dümdüz etti Skibbe sene başında bonservisi elinde olan Lucas Neill'i ikna edebilseydi bir de BAM yerine bir orta saha bulsaydık

    YanıtlaSil
  7. gelişine en çok sevindiğim küçükken kendime idol alarak alıp çalım atmayı sağa bakıp sola pas atmayı öğrendiğim gidişine en çok üzüldüğüm adamdır lincoln.kalsaydı bir sonraki sezon belkide rikaard ile belkide çok daha iyi olabilirdi ki keita ile beraber yapabileceklerini hayal bile edemezdim.

    YanıtlaSil
  8. kendi yorumumu(baştan üçüncü yorum) okurken ulan ne güzel yazmış diye düşünürken okumaya ilerledikçe kendim yazdığımı farkettim.çoh enteresan :)

    şimdi ile çok fazla fark yok eklemek gerekirse.gene yönetim zaafı gene medyanın yönlendirmesine açık bir yönetim var.şimdiden tudorun altını oymaya başladılar.(tüzemen gibi kulübe yakın bazı yazarlar vb)

    skibbe rikerink gibi hocalar eğer güçlü yönetim yoksa arkalarında altı kolay oyulan hocalar oluyor.çünkü liderlik özellikleri yok.düzenli işleyen kulüplerde üst yapılarda gene başarılı olabilirler ama bizim gibi yönetim zaafı olan yerlerde işleri çok zor.skibbe yi alt yapının başına getirseydik acayip şekilde oyuncu çıkarırdık.

    skibbe nin hücum organizayonu konusunda çok iyi olduğunu düşünüyorum.beşiktaş pas oyunu oynuyor falan diyorlar ama o dönemdeki galatasarayın pas oyunu çok daha güzeldi.bunu benfica deplasmanında yaptı bide.hatırla o pas oyununda sonradan oyuna giren mehmet güven hiç sırıtmadı.ve pas oyununa dahil oldu.

    bu arada boekamp hala dortmund da çalışıyor.bir hocanın yardımcısını kovmak.hala aklım olmıyor.kötü yönetim.sağlam bir yönetim olmadı son dönemde maalesef galatasarayda.

    misal aziz yıldırım birçok şeyi kötü yapsada sağlam duran bir başkan.medyanın gazına gelip sezon ortasında yıllarca hiç hoca değiştirmedi.

    o dönemden hafızlarda kalan korkmazın göbekli hasan şaştan medet ummasıdır.her zaman söylerim .oyuncunun fiziği yani kas torbası olup olmaması profesyonel futbolcu olmanın en önemli göstergelerinden biridir.

    ahbap çavuş ilişkileri ile başarı elde etmek isteyenler zaten başarısız olmuşlardır.korkmazın teknik adamlık kariyeri misal.göbekli hasan şaşı oyuna sokuyorsan senin adalet anlayışında bi terslik var demektir.adaletin olmadığı yerde ise ahbap çavuş ilişkileri vardır.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bazen bu tarz eskimeyecek yazıları tekrar paylaşıyorum :)

      Sil
  9. http://www.mackolik.com/Mac/255526/Benfica-Galatasaray

    tarihi(oyun olarak tabi) benfica maçı kadrosuna baktığımızda dikkatlerden kaçan bir şey de ayhan akman.servet ve emre aşık stoper.önlerinde meira ve ayhan akman.

    ayhan malum orjini 10 numaradır.luce ile bir dönüşüme girdi.modrice benzetebiliriz.ayhan arda lincoln 3 on numara vari oyuncu.hızlı düşünüp dar alanda hızlı paslaşabilen oyuncular.

    bu 10 numara vari oyunculara dikkat etmek lazım hocam.oyunu çok değiştiriyorlar.

    YanıtlaSil
  10. Lincoln mükemmel bir futbolcuydu, yaş ve form olarak ta cok iyi bir zaman da geldi, fenerbahçe schalke maçı sonrası basındaki yorumları hatirlasak yeter, üzerine para verilerek alexle takasi gündeme gelmişti, ancak sorunlu bir oyuncuydu..
    Gidişine ve gonderilis şekline çok üzüldük ama onunla ilgili en büyük uzuntulerimden birisi de volkan onu sami yende kovaladiginda takım arkadaşlarınin yardım etmeyisiydi..
    Galatasaray tarihinin benim izlediğim en kotu yönetimine denk gelmesi şanssızlik..
    Bununla birlikte o dönem schalke lincolnu gondrip ondan gelen bonservisle 18 yasindaki rakitici aldı.. üstelik kadrosunda yine 18 yaşında mesut ozilde vardı.. O transfer döneminde bizde öyle bir arayış içinde olmalıydık..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Galatasaray'da yıllardır var bu sorun. Birlikte hareket etmemek, isyan etmek gibi. Bugün de aynı mesele..

      Sil

 

Sportif Cümleler Copyright © 2011 -- Template created by O Pregador -- Powered by Blogger