26 Şubat 2017 Pazar

Tudor'la birlikte büyük maçların kazanılma ihtimali yakalandı, ilk sınav Beşiktaş


Tudor'la birlikte büyük maç olarak nitelendirdiğimiz maçları kazanma ihtimalinin yakalandığını daha önce de yazmıştım. Riekerink'le böyle bir ihtimal yoktu, lig içinde gördüğümüz tablo sonrası. Ekstra bir planı yok çünkü, çalışmıyordu maçlara. A planı vardı, Sneijder üzerine kurulu olan ama o planın yetmedi işte. Sürpriz yapmak, şaşırtmak lazım. Taktik esneklik gerekiyor, iyi çalışmak lazım, her maçın kendi içerisinde bir hikayesi var. Bunu da Tudor, Karabükspor'la oynadığı tüm büyük maçlarda gösterdi.

Bu işin olması gereken zaman ligin ilk yarısının bitimiydi ama geç kalındı işte, Tudor geleli çok bir zaman olmadı. Ama takımı tanıması için bir fırsat doğdu, 8 gündür Beşiktaş maçına çalışıyor ki iyi tanıdığı bir rakip. Bu ay içerisinde Karabükspor'la Beşiktaş'ı yendi, nasıl durdurulmaları gerektiğini iyi bildiğini düşünüyorum. 8 günde de Galatasaray'la neler yapabileceğini mutlaka gördü ki bu teklifi kabul ederken de neler olacağını az çok tahmin etmiş olmalı. Beşiktaş karşısında nasıl bir reaksiyon göstereceğini bu açıdan merak ediyorum.

Taktik esneliklik noktasında kısa bir zaman, kalan hedefler anlamında iyi olan şeylerin yerine başka bir şey getirmek zor. Mustafa Denizli bunu başaramamıştı ve olanları hatırlarsınız. Galatasaray'ın geçen haftalarda iyi olduğu ama geliştiremediği noktalar var, Tudor yine bu iyi olanların üzerine gidecek ama geliştirmeyi deneyecektir. İyi olmayan takım savunması ve topsuz oyundu, bunun üzerinde mutlaka durdu ki Rizespor maçında bazı gelişmeler vardı. İyi olan neydi dersek, topa sahip olmak, pas oyunu gibi etmenlerdi ama bu da gelişmiyordu, takıma çok büyük bir artı sağlamadı. Sonuca gidemedik çoğu zaman.

Taktik esneklikten kasıt şu, bir anda üçlüye dönmek, formasyonla oynamak ve bunu aşılamak zor. Yaz döneminde olabilecek bir şey bu ama mutlaka olacaktır. Şu dönemde 4-2-3-1 devam etmek zorunda gibi duruyor ama üzerinde bazı oynamalarla. Semih Kaya'yı sağ bekte denediğini duyuyorum mesela, Beşiktaş karşısında da sağ bekte yüksek ihtimalle o oynayacak. Stoperde çok eleştirdik, sağ bek noktasında ise en azından stoperde olduğu kadar kötü değil. Galatasaray'da devam etmek istiyorsa da bu değişimi mutlaka yaşamak zorunda.

Beşiktaş bu ligin en iyi futbol oynayan takımı, liderler ve şampiyonluğun en büyük favorileri. Bu net, sonuca gitmeyi çok iyi biliyorlar. Bunu durdurmak gerekiyor, o da orta sahadan geçiyor ki Karabükspor'un başında da bunu yapmıştı Tudor. Birbirimize yakın oynamak, orta sahada agresif olmak zorundayız. Atiba & Oğuzhan Özyakup bağlantısı geçen sezon olduğu gibi en önemli hatları ve o top hücuma aktarıldığında da çok etkililer. Cenk Tosun çok formda, Quaresma ve Babel kanatları etkili, Talisca ise şapkadan tavşan çıkaran bir futbolcu. Galatasaray'ın zayıf olduğu bir nokta savunma ve en büyük sürprizi de bu noktada yaşarız diye bekliyorum.

Semih Kaya'nın sağ bek oynaması bu yönde bir hamle, özellikle Quaresma karşısında. Sol bekte Linnes'i bekliyorum ki Semih Kaya'nın sağ bek oynaması da stoperi bir noktada üçlemek ve boyu biraz daha uzatmak. Linnes'in karşısında da Babel olacak ama Linnes & Bruma hattı hücum noktasında iyi ve uyumlu olursa Babel'e nefes alma şansı zaten kalmayacak. Chedjou & Ahmet Çalık ise stoper tandemini oluşturur, Chedjou etkiliydi Rizespor karşısında.

Tolga Ciğerci'nin Tudor'un önemli adamlarından biri olacağını düşünsem bile bu maçta Selçuk İnan & Nigel De Jong ikilisi kesin gibi. Josue sürprizi olabilir ama, en azından hamle noktasında iyi bir koz olacaktır, yine Tudor'la çıkış yapmasını beklediğim bir isim. Kanatlarda Yasin Öztekin & Bruma elbette sürpriz olmayacak, hücumda da Sneijder & Podolski. Diğer avantaj da sakatların dönmüş olması, hamle noktasında elimiz biraz daha güçlendi diyebiliriz. Yani 11 beklentim böyle;

Muslera
Semih Çalık Chedjou Linnes
Yasin Jong Selçuk Bruma
Sneijder Podolski

4-2-3-1'den ziyade biraz daha 4-4-2 veya 4-4-1-1 gibi düşünüyorum. Orta sahayı kalabalık tutma düşüncesi olacaktır, takımın boyu çok uzamaz. Bruma ve Yasin Öztekin'le hızlı çıkmak bence en önemli silah olacak, hücumda da Sneijder ve Podolski zaten serbest oynuyorlar, 4-6-0'a bile evrilir bu formasyon. 

Beşiktaş'ın da zayıf olduğu noktalar var, savunması gibi. Sonuca rahat ulaşıyorlar ama en rahat maçta bile pozisyon verebiliyorlar. Gökhan Gönül / Marcelo / Atınç / Adriano tandemini izleriz ki çok sağlıklı bir savunma hattı değil bu. Değerlendirmek gerekiyor işte, ben Galatasaray'ın hızlı geldiğinde çok daha etkili olacağını düşünüyorum. Bruma ve Yasin Öztekin'in ne verecekleri önemli, Podolski'nin bu ikiliye açacağı alanlar.

Şampiyonluk yarışında varım demek adına kazanmak gerekiyor, telafisi olmayacak bir maç. Sonuç ne olursa olsun, benim Tudor görüşüm değişmeyecek ama Tudor'un da bu maçta sürprizlerinin mutlaka olacağını ve maç için de önemli bir hazırlık yaptığını düşünüyorum. Ne yaparız gibisinden çok fazla çıkarımı bu anlamda yapmak imkansız, ters köşe de olabiliriz ama dediğim gibi, Beşiktaş'ı iyi biliyor, zayıf noktalarını, nasıl oynanması gerektiğini. Bu 8 günlük süre de takımı tanıması anlamında önemli bir süreydi..

12 yorum:

  1. Besiktas babel'i sol onde, quaresma'yi sag onde kullanacaktir. Bu durumda quaresma birebirlerde linnes ile eslesecek ve rahat orta sansi verilirse, arka direkte babeli semih savunacak. Bu hucum aksiyonunu besiktas cok sik kullaniyor. Buna onlem olarak sabri yerine semih'i tercih edecegini dusunuyorum. Yani Sabri'den iyidir ancak Semih'e de pek guven olmaz ancak yapacak bisey yok. Orta sahada dejong-selcuk ikilisi ile baslanirsa isimiz cok zorlasir diye dusunuyorum. Dejong baski yedigimiz anlarda stoperler arasina cok gomuluyor. Selcuk ise ceviklik ve kesicilik noktasinda yetersiz kaliyor. Beklere mutlaka yardim gelmesi ve ikili uclu baski kurmamiz gereken bir macta bu ikili guven vermiyor.Tolga-Josue ile baslanmasi gerektigini dusunuyorum.Aksi halde ilk golu bulamassak mac bizim icin cok kotu yerlere gidebilir Bu oyun karabukte tuttu bjkyi yendiler ve dogru anlayis ancak orda kilit mesele, karabuk'un hucum oyuncularinin onde yaptigi baski ve bunu kaldirabilecek fiziksel ozelliklerinin olmasiydi. Bizde kazanmak istiyorsak, muhakkak onde baski kurmali ve bjk'nin oyun kurmasini engellemeliyiz. Ozellikle Marcelo ve Atiba ikilisini 90 dk baski altinda tutmaliyiz ve bu is Podolskiyle olmaz. Eren bunu yapabilir, mac basina 11-12km kosabilen bir oyuncu ancak bunu ilk haftalarda yaparken sonradan statik oyuna dondu tabi bunda kendisinin kadar riekerink'inde payi var. Kanatlarda da Yasin ve Garry Rodrigues bu baskiyi uygulayabilir. hatirlayin son sampiyonlugumuzda kazandigimiz bjk macini yasin macin adamiydi.yada olimpiyatta 2-0 yendigimiz burak yilmaz'in muthis deparla gol attigi macta da benzer bir oyunla az ama oz gelmistik. Kazanirsak bu maclara benzer bir senaryo ile olur. Benim 11im Muslera Semih-Chedjou-Calik-Linnes Tolga-Josue Yasin-Wes-Garry Eren.Tabi cikacak 11 buyuk ihtimal senin yazdigin olacaktir.

    YanıtlaSil
  2. hafız o değilde dün alanyasporu izledin mi? harika bir takım olmuşlar.

    tudor un karabüksporunun ofans versiyonu gibiydi alanyaspor.ön liberosuz oynadılar.iyi bir kadroları var.

    saffet susiç ve yardımcısı elvir baliç oldukça iyi hazırlamışlar takımı.

    efecan diye 8 numaraları var.bazen 7 de oynuyor.pırpır. her yere gidiyor.çok koşuyor.pres yapıyor.topla ilişkisi gayet iyi.yaşı da 28 e gelmiş.galatasaray alt yapısından çıkıp ikinci liglerde oynamış hep.koy selçuk inanın yerine rahat oynar.ama türkiyede maaelsef alt liglere fazla bakılmıyor.bende yeni gördüm efecan ı.

    bence scout olayında alt ligler izlenmeli.iyi oyuncular bulursun.scout deyince genelde hep yabancı liglerin izlenmesi akla gelir ama yerel alt ligler elinin altında ve kolay şekilde izlenebilir.

    süper ligde saçma sapan yeteneksiz oyuncular süre bulurken bazı yetenekli oyuncuların alt liglerde kalması enteresan tabi.süper ligin nasıl teknik adam kadrosu lobicilikle şekilleniyorsa futbolcu kadrosuda genelde aynı şekilde oluyor.

    YanıtlaSil
  3. Riekerink;
    -fb'den türkiye kupasını
    -bjk'tan Süper kupayı aldı,
    -deplasmanda bjk'ye yenilmedi, ched'in çok kötü performansı olmasa kazanabilirdi...
    -15 senedir deplasmanda yenemediğimiz fb'ye yenildi.

    "hoca taktı" derler, sizinki de o hesap :)

    YanıtlaSil
  4. hafız karabüksporda asker oyuncu çok idi.ve bu asker oyunculara fizik kondüsyon yüklemiş hoca.haliyle 90 dakika deli danalar gibi pres yapıyorlardı.bunu galatasarayda kısa sürede yapması imkansız.elde çok general var.hoca yiyen genaraller.bu godomanları koşturmak yormak zor.keyif takımı oldu galatasaray son dönemde.veteran takımıda diyebiliriz.topun peşinde koşmadan alan daraltmadan oynuyorlar.

    psg nin barcayı parçalamasının 1 numaralı nedeni deli danalar gibi pres yapıp alan daraltmasıdır.cavani bile pres yapıyordu aga.

    YanıtlaSil
  5. Olur da bugün fena bir sonuç alırsa Galatasaray bu blog'u nasıl devam ettireceksiniz bilmiyorum :). Umut Yaşar Kelek'in yukarıda belirttiği gibi Riekering'in derbi maçlarda aldığı sonuçlar ortada. Bakalım Tudor'un alacağı sonuçlar nasıl olacak.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Blog 7 yıldır devam ediyor, 8. Yılı yazacağım önümüzdeki günlerde. Bu 8 yıl içinde de çok kötü dönemleri de gördüm. Devam ettim, yine ederim. Ama yorum hoş degil, başkası yayinlamaz ama ben yine de yayınlıyorum.

      Sil
  6. Tudor'un Linnes'i sakatligi yoksa kadroya bile almamasi cok gereksiz bir hamle ve Florya ciftliginde hicbirseyin degismeyecegine dair gelecek adina umutlari yok ediyor. Linnes tatil gunlerinde bile ekstra idmanlarla calisan caliskan, kadrodaki diger beklere gore farkli yetenekleri ve oyun ici disiplini olan bir oyuncu gercekten bunun bir aciklamasi yok. Bu adaletsizlik degil artik baska bir boyut. Taktik geregi ilk 11de yer verilmemesini bu mac ozelinde anlarim ama kadroya bile alinmayip gonderilmesi gereksiz, mac oncesi taraftari negatif sinerjiye surekleyen motivasyonu dusuren bir durum. Geri dortluyu dort stoperden kursan dahi kenarda linnes gibi bir hamle yapma sansindan da mahrum kalacak. Kazanan her zaman haklidir o zaman kazanacaksin The Tudor baska yolu yok bu isin

    YanıtlaSil
  7. Galatasaray bugün ne sonuç alırsa alsın sorumlusu bu blog mu? Takımın başında daha ikinci maçına çıkan bir direktör o maçı ne olursa olsun kazanmakla mükellef mi?GS-BJK ilk kez veya son kez karşılaşmıyor.Sakin olalım biraz zaman tanıyalım hemen birbirimizi acımasızca eleştirme huyundan vazgeçelim.Blog sahibini tanımam etmem ancak benim gördüğüm GS nasıl daha iyi duruma gelir bunun bir arayışı,heyecanı,hüznü var bu Blogda. Yazılan herşey eleştirilmeye(kötüleme anlamında değil yorumlama fikir yürütme anlamında) açıktır.Eleştirelim ama lütfen yok etmeyelim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim yorum için. Çok mutlu oldum.

      Sil
  8. Hikmet KESKİN27 Şubat 2017 21:49

    Bloğu bırakmanız yönünde yazdığım cümle bir ironiydi sadece. Anlayacağınızı umarak yazmıştım. Daha önce "Beşiktaş maçını kazanmamız için dua etmeye başlayın" gibilerinden takılmalar yapmıştım. Hatırlarsınız diye düşünmüştüm.

    Niyetiniz iyidir mutlaka ama Galatasaray'ı ne yazık ki sizler bu duruma düşürüyorsunuz. Riekering'i çok acımasızca eleştirip Tudor'un gelişini kurtuluş olarak gördünüz. Riekering döneminde Linnes'in takıma girememesini adaletsizlik olarak yorumladınız. Riekering'in aldığı her kararı çapsızlık olarak değerlendirdiniz. Riekering'in gönderilmesinin hiçbirşeyi çözmeyeceğini bir kaç yorumumda size ilettim. Hala daha aynı kanıdayım. Gördüğünüz gibi Tudor'da Riekering'in kararlarını aynen uyguluyor. Ve hatta bence daha kötüsünü. Riekering ile derbi maçların kazanılması ihtimali yok diyordunuz ve Tudor'un bu amaçla gelmesinin iyi olduğunu belirtiyordunuz sürekli. Sonuç ortada. Ve ben tekrar tekrar vurguluyorum. Riekering asla değildi sorun. Galatasaray'ın kadrosu yetersiz. Bu kadroyla başarılı bile sayılırdı Riekering. Yanlış yorumladınız, haksızlık ettiniz. Tudor'da başarılı olamayacak, olamaz çünkü. Futbolun adaleti ve felsefesi izin vermez herşeyden önce. Kötü kadroyla başarılı olmayı beklemek hayalciliktir. Tabi bunları sizi suçlamak için değil, sadece eleştirmek için yazıyorum. Keşke ben ve benim gibi düşünenler yanılsa.

    YanıtlaSil
  9. Kendi gözümden bir maç değerlendirmesi yapayım. Tabi bu yazıda hiç bir negatif düşünceye yer verilmeyecektir.
    +Tudor ile beklenen 3 lü savunmayı bu maçta gördük. Golün faulü dışında herhangi bir pozisyon hatası yapmadı bu 3 lü takım.
    +Kendi gözlemime göre 3-5-2 oynadık. Sneijder e yer bulabildiğin en iyi sistem.
    +Takımın defans oyuncuları kendilerine güvenli oynuyorlar. Hakan ve Chedjou nun zaman zamanda Semih in topla çıkışı Beşiktaş takımını afallatmaya yetti.
    +Selçuk fiziksel olarak toparlamış.
    +Tolga Ciğerci pozisyon bilgisi olarak Türkiyede ilk 3 e girebilir.
    +Takım toplu bir şekilde kaymayı başaramasa da koşu ile bu eksikliği kapatabildiler.
    +Semih Kaya son 3 sezondaki en iyi oyunlarını oynuyor.
    +Kanat oyuncularının kulağı çekilmiş.Yasin ve Bruma defansa ışık hızında geliyorlar.
    +Sneijder artık oyunun merkezine daha yakın oynuyor. Eski hastalığı sol çizgiye basmaktan kurturmuş.
    +Carole eski savsaklığını üstünden atmış. (Quaresma pozisyonu dışında)
    Bunlar bu maçta görebildiğim pozitif izler. Bunlar takımın büyük eksiklikleriydi. Düzeltmek önemliydi

    YanıtlaSil
  10. Beklentiyi dogru saptamak lazim. Riekerink'in yaptigi hatalari siralarsak birinci sirada forma dagitimindaki adaletsizlik gelir. Ondan sonra iyi antreman yaptirmamasi neticesinde, en atletik oyuncularinin bile fizik kondisyonunun gerilemesine sebep olmasi gelir. Daha sonra defansif zaafiyetler ve hucumda ki tekduze plan ve son olarak mac icindeki gec kaldigi ya da hic yapmadigi taktiksel hamleler gelir. Simdi bizim Tudor'dan beklentilerimiz bu surec icinde butun bunlarin tersini yapmasiydi dimi ok. Neleri degistirdi Tudor; Izinleri azaltip antreman temposunu arttirdi. Defansif zaafiyetleri cok kisa surede epey azaltti. Takim halinde kompakt hareket edebilecegimizi kisitli surelerde de olsa gosterebildi. Zamaninda maca mudahele edebilecegini ve taktiksel esneklige acik oldugunu gosterdi. Beklediklerimizden yapamadigi tek sey hucum aksiyonlarinin hala gelisim gosterememesi oldu bunun icin zaman lazim diyebiliriz. Amaaa hepsi bir yana en buyuk beklentimizi maalesef karsilayamadi, Forma Adaleti. En basta bu isi cozerek bu ise soyunmaliydi. Formayi hakedene vermedikten sonra diger meseleler teferruat kaliyor. Bu adaletsizlik ve adamcilik yuzunden basta taraftar olmak uzere, formayi hakeden ama giyemeyen oyunculari umutsuzluga ve kuskunluge surukledi. Artik sampiyonluk kacti hedefi ikincilik olarak netlestirmeli ve adil olmali. eger bu saatten sonra 33-34 yasindaki adamlara sirtini dayayip hedefe ulasacagini zannederse, buyuk kazik yer. Sene sonunu goremeden gecen seneki Mustafa Denizli tarifesini yasar. Yonetim ve futbolcular icin bu ilk teknik adam cinayeti degil sonda olmaz.

    YanıtlaSil

 

Tüm Telif Hakları Sportif Cümleler 'e Aittir © 2009 -- Blogger Tarafından Desteklenmektedir