13 Mart 2017 Pazartesi

Tudor'un Sneijder planı?


Sneijder'in geçen sezonlara oranla bir farkı vardı, asist rakamı kaynaklı. Galatasaray'da forma giyeli 4.5 sezon oldu, arkaya dönüp baktığımızda da önemli bir geçmiş var. Asist noktasında ise Galatasaray günlerindeki en iyi sezonu, üstelik sezonun bitimine 10 maç kala. 29 Ocak tarihinde detay vermiştim bu konuya, okumak isteyenler için tekrar paylaşayım;


Riekerink döneminin de en iyisi Sneijder'di diyebiliriz, Bruma da dahil olmak üzere. Riekerink'in en önemli iki artısı buydu zaten, Bruma'yı kazanması ve Sneijder'in bu performansı. Sneijder'den de kaynaklı olabilir bu, Riekerink'le olan ilişkisinden kaynaklı. Şöyle bir yorum vardı, "sezonun bu döneminde yeni bir hoca getirmek Sneijder'i kaybetmek anlamına gelir" gibisinden. Durumun böyle olduğunu düşünmek istemem, Sneijder'in Galatasaray'a olan aidiyet duygusunu düşününce.

Tudor dönemine bakacak olursak, Sneijder'i değerlendirecek çok fazla done oluşmadı henüz. Beşiktaş maçı var, hiç etkili değildi ve sorumluluk almaktan uzak olduğu. Sakatlıktan dönmüştü ama, bu yüzden üzerinde fazla durmuyorum. Son Gençlerbirliği maçı var bir de, son 20'de oyuna girdiği ama bu sefer sorumluluk aldığı, isyan ettiği ve aradığı.

Bir pozisyon arıyorum, kendi yarı sahasına kadar rakibi kovaladığı ve topu kaptığı. Son 20 dakika içerisinde de çok aradı, uğraştı, sorumluluktan kaçmadı. 18'de olması da beklenmiyordu ama kadroya dahil oldu, oynamak istedi. Aidiyet duygusuyla alakalı bu, Sneijder'in Galatasaray'a bakış açısını asla sorgulamadım, sorgulamayacağım. Gitmeli mi kalmalı mı sorusu başka, maddi ve saha içi detaylar. Onları da konuşacağız.

3-4-2-1 oynuyoruz, bu formasyon üzerinde de devam edeceğiz gibi görünüyor. Forvetin arkasındaki ikili serbest oynuyor ve biri kanat, diğeri de 10 numara özellikli futbolcular tercih ediliyor. Josue bu düzende eşik atladı mesela, Riekerink dönemiyle hiç alakası kalmadı ki iyi işler çıkarıyor. Temposu var, ön alanda baskı yapıyor, rakibini kovalıyor, mücadele ediyor. Bu düzende hareketlilik çok önemli, belki mücadele etmeyen bir ismi taşır bu düzen ama ikinci ismi taşıması imkansız.

Sneijder dönünce sorusu akıllara geliyor doğal olarak, ne olacak? İyi bir Sneijder'e kim hayır diyebilir, katacağı kaliteyi tartışmaya bile gerek yok. Bu düzende de Sneijder'i taşımak mümkün, hatta yeni sezonda Sneijder'i de düşünerek yeni bir yapılanma. Ama kimlerle yollar ayrılacak, kimlerle devam edeceğiz. Podolski'nin gidişi kesin ki Podolski ve Sneijder'in aynı anda bu düzen içinde 11 oynaması bence imkansız, böyle iki ismi taşımak zor. Yeni sezon için de Selçuk İnan'ları işin içine sokunca da beklenen tempoyu, mücadeleyi görmek imkansıza yaklaşıyor.

Merak ediyorum, Tudor bu konuda ne düşünüyor ve nasıl bir reaksiyon gösterecek. Gitmesi veya kalması onun için çok fark etmeyecek gibi, Sneijder'e göre de bu düzeni kurgular, o olmadan da. Gençleşmekten bahsediyoruz, bazı maddi zorluklar var ki gençleşirken bunlardan da çıkmak bir plan, hem de iyi bir plan. Sneijder, Selçuk İnan gibi isimler de bu konular konuşulduğunda ön plana çıkacak ve her ikisiyle de yollar ayrılabilir. Zor ama, özellikle Selçuk İnan konusunda. Bu yüzden de Sneijder'in ayrılığı daha yakın görünüyor. Yine yüksek bonservis hayallerine girmeden, Podolski vari bir kazanç beklerim bu durumda ama yıllık ücretten kaynaklı bir kazanç yazılabilir.

İşleyen, oturmaya başlamış bir düzen var. Josue dahi büyük bir çıkış yakaladı, konuştuk bunu. İyi bir alternatife dönüştüğünü düşünüyorum ki sezon başında da beklentim buydu zaten. Riekerink yapamadı ama Tudor kazandı. Yeni sezon adına da takımda kalabilir, 26 yaşında ve hala parlayabilir bir isim. Takıma oranla da az kazanıyor, sorunsuz bir isim. Sneijder 11'e döndüğünde ise Josue'nin yerine geçecek ama Josue kulübede unutulmayacak, hücum adına ilk alternatif o. 

Soru şu, Josue sağ tarafta, Bruma solda oynuyordu. Sneijder döndüğünde ise sola o geçecektir, bu durum Bruma'nın performansını nasıl etkiler. Forvetin arkası serbest oynuyor diyorum ama yine bazı isimlerin ağırlıklı oynadıkları kanatlar var. Tudor ne düşünüyor gerçekten merak ediyorum. İyi bir Sneijder'e kayıtsız kalamayız ama işlemeye başlayan, mücadele eden de bir hücum var. Sneijder'in son Gençlerbirliği maçındaki mücadelesi ve isteği beni mutlu etti, umarım devam ettirir..

8 yorum:

  1. Yazıyı daha okumadım okuduktan sonra ekstra bir yorum yaparım.
    Şunu fark ettim. Biz Tudor u defansif açıdan övüyoruz. Çok koşması, takımın hırsının artması gibi. Tudor da sadece bunu övüyor. Takım şu kadar fazla koştu, Bu kadar mücadele ettik diye haberler çıkıyor. Ancak hiç ceza sahasına daha fazla topla girdik bu kadar fazla gol pozisyonuna girdk diye bir söz çıkmıyor. Bir kez daha Tudor dan koştuk diye bir şey duyarsam adamı çapsız ilan edicem. Aykut Kocaman Feneri koşturuldu ancak takım hücum etmezdi. Bizde bu seviyeye doğru gitmeyelim.
    Bir hoca iyi olabilir ancak bu onun büyük takım hocası olduğu anlamına gelmez

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Zamanla taşlar oturacak ve hücum organizasyonlari da gelişecek. Hatta gelişmeye de başladı, sıkıntı fişi çekememek.

      Sil
    2. Bir Rikerink Tudor karşılaştırması yapayım.
      1)Rikerink hücumda oyuncularını serbestliğini savunmakta. Tudor nadiren serbestlik tanımakta. Çoğunlukla oyuncular hücumda kendi bölgelerinde kalmakta
      2)Rikerink in oyunu top Gs ın elinde ortaya çıkmakta, Bu açıdan pas önemli bir konu olmakta. Tudor da ise topu kazanmak üzerine kurulu. Yani koşu mesafesi önemli bir kriter olmakta.
      3) Defansif açıdan Rikerink alanı kapatmak üzerine kurulu. Tudor ise açık vermeden kendi sahasında(şuan kondisyon sadece kendi sahasında izin veriyor) pres yapmaya dayanıyor.
      4) Rikerink oyunu kurmada Sneijder i yani merkez oyuncuları kullanmayı savunur, kanat oyuncuları son pas yada sondan önceki pas konusunda kullanır. Tudor ise merkez oyuncuları daha çok defansif(gerçi formda Sneijder ile çalışmadı) olarak yada sondan önceki pas konusunda kullanmakta, Oyun kurmayı ise kanat oyuncularına vermekte.
      5)İki hocanında oyuna etki etme konusunda sıkıntısı var.
      6)Rikerink kendi oyun planını rakibe kabul ettirmeye çalışan bir hoca, Tudor kendi oyun planını rakibe göre uyarlamakta.
      7)Rikerink için sistemi dokunulmaz, Tudor bu kadar bağlanan bir adam değil, arada 4 lüye döner.
      8)Rikerink in planı yüksek yaş ve egolu takıma göre uygun bir takım.(tabi yüksek kalite gerektiriyor) Tudor un planı kaliteden çok genç dinamik bir kadro ihtiyaç duyar

      Sil
  2. Hikmet KESKİN14 Mart 2017 09:09

    Emir Erel, yazdıklarınıza aynen katılıyorum. Daha önce koşmayan takım, şimdi koşmaya başladı diye bir değişim olmaz. Buna futbolcuların takıma ihaneti denir. Riekering takıma koşmayın, hırsınız az olsun mu diyordu yani?

    Teknik Direktör değişikliğinde sadece koşmaya başlayan bir takım görmek yetmez (Dediğim gibi sadece bunu görüyorsam futbolcuların samimiyetinden ve niyetinden şüphe ederim). Taktik, teknik değişiklikler görmek lazım. Şimdiye kadar oyuncu değişiklikleri ve tercihlerinde dahi bir fark göremedik. 5 maç oldu Tudor'la ve son dakikalarda atılan gollerle gelen 2 galibiyet var sadece. Daha kötüye doğru bir gidiş olduğu gerçek. Tabii kabul etmek gerekir ki bu kadro Tudor'un kadrosu değil ve dolayısı ile Tudor'u çok suçlamamak lazım. Tudor'un getirilmesi kararını verenlerdir asıl suçlu olanlar. Sene sonunda veya başında getirilmeliydi mutlaka. Şu anda belki hala şampiyonluk yarışının içerisindeydik.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tudor sene başı veya Ocak ayında gelmeliydi bence de ama bu takımı yarıştan kopartan Tudor değil. Aksine mücadele eden, savaşan bir takım yarattı ki çok kısa bir sürede. Tudor'la birlikte gelişen bir Galatasaray var.

      Sil
  3. Klopp, Bielsa, Conte de koşu mesafeleri ile yakından ilgilidir. Bu isimlerin takımları iyi hüküm takımları olarak anılsalar da en büyük özellikleri inanılmaz rakibi bozmalarıdır. Riekerink'in sezon başı hariç iyi hücum eden bir takımı olduğunu da düşünmüyorum. Burak Eren'in dünya kadar kısır kaldık üretemedik tehlikeli alanda bulunmuuoruz yazılarını hatırlıyorum. Takım savunması hallolduktan sonra hüküm meselesi daha rahat halledilir diye düşünüyorum. Büyük takım hocası tam olarak nedir Riekerink örnekleriyle bunun da tanımını beklerim. Bilgilendirirseniz sevinirim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bunu sıklıkla yazdım diye hatırlıyorum :)

      Sil
    2. Israrla hüküm yazmışım :) hücum demek istediğim sanıyorum anlaşılmıştır :-)

      Sil

 

Tüm Telif Hakları Sportif Cümleler 'e Aittir © 2009 -- Blogger Tarafından Desteklenmektedir